Geleceğe Dair Planlar Kurmamak Amaçlı Kişilik Çözümlemesi

06.01.2011

İki tarafı dikenli değnek hani.

Bugün itibariyle kesin olarak anı yaşamaya karar verdim. Gerçekleşmeyecek planlar yapmakla zaman harcayıp sonra hiçbir şeyin yolunda gitmeyişini izlemektense, paşa keyfim ne istiyorsa onu yaparak yaşarım daha iyi.

Okul;  zaman kaybı. Bulaşık yıkarken bile daha az işe yarar bir iş yaptığımı düşünmüyorum. Bana kattığı hiçbir şey yok şu sıralar. İspanyolca olmasa halim duman. Okuldan değil okulda boşa zaman harcamaktan nefret ediyorum. Gidiyorum, oturuyorum, dinlemiyorum, ilgilenmiyorum, çıkıyorum ve dünya tekrardan dönmeye başlıyor. Saçma salak, işe yaramaz ödevlere zaman ayırmak zorunda kalıyorum. Bir işe yarasalar içim yanmaz. Öğrenecek o kadar şey varken en işe yaramazlarıyla uğraştırılıyoruz ya…

Bir de iş meselesi var tabi, tecrübe kazanmak lazımmış falan filan. Ben daha ne istediğimi bilmiyorum ki, ne yapmam gerektiğini, ne yapıp ne yapamayacağımı.. O yüzden en iyisi şimdi yapmak istediklerimi yapmak. Buraya bir hayalin peşine takılıp geldim. Hayal kırıklığına uğradığım da oldu ama pişman değilim. Dünyaya yine gelsem yine dil okurdum. (ama bu apartmanda oturmazdım üst kattakiler fena halde canımı sıkıyo şu anda)

Dünya bana çok küçük geliyo arkadaş. Yetinemiyorum hep yeni bir şeyler hep yeni bir şeyler. Yerinde saymak bana göre değil. 1 ayda bütün dünyam değişti mesela ve bundan dolayı hiç olmadığım kadar mutluyum. Dünyanın buradan ibaret olmadığını hatırladım bir kez daha. Herkesin ve her şeyin aynı olmadığını farkettim bir kez daha. Etrafımdaki baloncuk biraz daha genişledi. Yenilik, değişim, yıkım. İyidir iyi.

Korece öğreneceğim. Neden mi? Çünkü öyle istiyorum. Şu an en büyük hayalim ve amacım bu. Uzun zamandır ilk defa hayalim var, amacım var, umudum var yahu, boru değil! Son senemmiş, mezun olacakmışım, iş bulaymışım, karar vereymişim. Bırakın bu ayakları ya, kafa yorup da istediğine ulaşan, deliler gibi hırs yapıp da mutlu olan kaç kişi var acaba? Öğrenecek, keşfedecek o kadar şey varken para kazanmak için sevmediğim ve istemediğim bir işle hayatımı mahvetmeyi reddediyorum! Hem ayrıca bir daha Korece öğrenmek için fırsatım olacak mı bakalım? Sonuçta herkes bir yerlere sürüklenip duruyor. Herkes ummadıkları yerlerde ummadıkları hayatlar yaşamıyor mu? Mutlular ya da mutsuzlar hiç farketmez. E hayat planladıklarımızın dışında başımıza gelenlerdi hani? O zaman plan yaparak saçmalamak neden?

Eminim olduğum bir şey var ki, ben dil öğrenmeyi seviyorum. Başka hiçbir şey beni farklı dilleri anlamak kadar mutlu edemez. Evet anlamayı da seviyorum. Beni daha fazla mutlu edecek bir şey de yok. Çok param olsun, şunum bunum olsun, beğenileyim falan zerre umrumda değil. Bir şeyleri anlamak hayata anlam katmıyor mu zaten. Önümde duran koca duvarları yıkmış gibi hissediyorum bir dili anlamaya başladığımda, fersahları aşmışım gibi. Daha büyük mutluluk yok benim için anlayın işte. Öğrenmeye çalıştığım her yeni dille, dünyam daha da büyüdü. Daha çok tanıdım, daha çok öğrendim. Aç gözlü olduğum bir konu varsa o budur.Ve hayatım da bu şekilde şekillenecek hep. Kaçarı yok.

İspanyolca kursuna da gitmeyi planlıyorum. Tabi para meselesi biraz sorun olacak ama bir yolunu bulurum. Beynim hoşaf olur mu bilmiyorum ama zaten 3 dille yaşayan ve konuşma yetisini çok önceleri kaybetmiş olan bir insan olarak  diyorum ki: amaaaaan salla! En fazla alzaymır olurum, şizofren de olabilirim belki ya da hepten deli. Hiçbir şey yapamayıp çıldırmaktan iyidir.

Aman böyle işte. Niye bana en salakça gelen şeylerden birini yaparaktan burada laf salatası yapıyorum onu da anlamadım. Ama bugün bunlara karar verip yarın unutmayacağımı garanti altına almam lazımdı. Yazıp bir köşeye atsam yine unuturdum. Burada çarpar gözüme arada. Ezgi uyan kızım falan derim kendime gelirim belki. Ya da birkaç sene sonra okuyup böyle bir saftirik şaşkolozmuşum işte gençkene derim. Nereden bilebilirim? Bilemem işte anlatmaya çalıştığım da bu.

always, fighting!

*unutma bunu, unutma

Advertisements