Benim kpop’da anladığım ama anlam veremediğim nokta.

SS501 Kore’nin efsanevi gruplarından biri ama ödül listelerinde pek fazla isimlerini göremezsiniz maalesef ki.. Neden diye soranlar var, ben de sordum 😀

(Öncelikle bu yazıyı bahsettiğim döneme ve o dönemdeki Koreli fan kitlelerine göre düşününüz. Burada bahsedeceğim grupların hepsi şu anda birer efsane tabii ama zirveye sıfırdan başlayarak geldiler, bunu unutmayalım.)

1. Şu anda piyasada olan idol grupların süreci 2003’te TVXQ’yla başlar. Her şey’in ilkinin yeri ayrı olur ya bu da biraz öyle. SS501, Big Bang ve Super Junior kurulduğunda Cassiopeia 2 senelik bir fandom. Bu yeni gruplar kendi kitlelerini oluşturuyorlar tabii ama 2 senelik bir fandom’la yeni kurulan bir fandom’ı yarıştırabilir misiniz? Hayır. Ki Cassiopeia (parçalara ayrılmış olsa da) hala (sayı bakımından) en büyük  fandom ve bu biraz zor değişir. Sonuç olarak, diğer fandomlar emeklerken cassiler koşuyodu, doğruya doğru. O nedenle TVXQ ezici bir çoğunlukla öndeydi. SS501’ın en önemli ödülleri başkalarına kaptırma sebeplerinden biri bu. Ayrıca o dönemlerde çok sevilen bir grup daha var ki o da SG Wannabe. 2 kez Daesang kazanmışlıkları var ve SG de TVXQ gibi tamamı güçlü vokallerden oluşan bir gruptu. SS501’ın bu kadar güçlü iki grubun ortasına rookie olarak düştüğünü düşünün. Zor ya benim gözüm korkuyo şahsen 😀

*O dönemde etkin olan Shinhwa, Rain, G.O.D, BoA gibi sanatçılara değinmiyorum bile. Kpop grupları eskiden kendini kabul ettirmek için çok daha fazla uğraşmalıydı.

2.  TVXQ 5 kişi olarak etkin olduğu dönemde bütün diğer grupları gölgede bıraktı. İnsanların gözünde, medyanın gözünde. Kimileri SM yaptı bunu diyebilir, malum SM’in gücü herkes tarafından bilinir ama JYJ SM’in gücünün de kırılabileceğini kanıtladı gayet de. Her neyse (kendi kendime damarıma bastım bu nasıl iş? o.O) O dönemde çıkan haberleri birazcık araştırırsanız ne demek istediğimi anlarsınız.

3. SS501 hak ettiği ve elde ettiği başarıyı ödüllerle tescilleyememesinin sebebi SM’in işgüzarlığı değil DSP sünepeliğidir. Sen ilk kurulan şirketlerden biri ol, en büyük kpop gruplarından birini kur ama onları adam gibi tanıtama, pazarlayama. Başıma ağrılar çıkıyo sayın seyirciler, gidip binasını bombalayasım geliyo! Aynı salaklığı Kara için de yaptılar neredeyse grup dağılıyodu. Neyse :@

4. SS501 2006 yılı boyunca ortada yoktu Young Saeng’in ameliyatı yüzünden, yeni çıkış yapan bir grubun 1 sene ortadan kaybolduğunu düşünün.. Ya da sahneye sürekli eksik çıktığını. DSP uyuyo bu sırada diğer üyelere bi dizi projesidir başka bişidir bulamıyo, çünkü salak. Kasım’a kadar ses seda yok.

5. 2007’de Japonya’da çıkış yapıp Kore’de daha sakin kaldılar. 2008’de hem Kore’de hem Japonya’da tam gaz faaliyetlere devam ettiler ve Japonya’da best newcomer ödülünü aldılar. Bu ödülü kazanan ilk Koreli grupmuş bizimkiler (heheyt!)

6. Bazı gruplar Kore dışında daha çok sevilir ve sanırım SS501 da bunlardan biri. Nedeni:

7. SS501 dünya çapında duyulmasının anahtarı Boys Over Flowers’dı eğri oturup doğru konuşmak lazım. OST şarkıları sayesinde birçok yeni fana sahip oldular. Ki bu 2009 yılına tekabül eder. 2009’dan sonra kpop tam bi rönesans’a giriyo zaten ve BOF’un da bunda çok etkisi var. Flower Boys Generation başlıyo dile kolaaaaaaaaaay!!! Bu arada ben ilk kez Deja-vu’yu dinlemiştim ama bana SS501’ı tanıtan da daha önce BOF’u izlemiş bir arkadaşımdı zaten. 😀

8. Dizi Hyun’un popülaritesini yükseltmedi resmen uçurdu. Şu anda Kore’de yılın en çok satan solo sanatçısı olması bunun göstergesi sayılmaz mı zaten? Her neyse bu şimdi olduğu gibi diğer üyelerin Hyun’a göre birazcık, çok azıcık gölgede kalmasına neden oldu ama dikkatinizi çekerim: Triple S arasında değil, genel olarak seyirci, halk, diğer fanlar ya da insanlar arasında işte ya 😀  TripleS’in bir üyeyi diğerine tercih ettiğini görmedim ben ama Hyun Joong fanları, şimdiki adıyla Henecia’nın “bir kısmı” TripleS olmadıklarını iddia ediyor ilginç bir şekilde.

9. Bizim çocuklar tam kendilerini grup olarak hem Kore’ye hem dünyaya kanıtladılar derken, 2010 geldi ve grup DSP’ye tekmeyi bastı. Tam onca senenin meyvesini toplayacakken tekrar bi kopuş. Love Ya sadece 2 ya da 3 haftalık bir tanıtımla MTV’nin yılın kpop şarkıları listesine girmesi bile olabileceklerin göstergesiydi belki ama hiç bi zaman bilemeyeceğiz artık. 😦 DSP’den ayrılmalarına mı sevinsem, yoksa solo kariyerlerine yönelmelerine – bi yandan sevinsem de –  mi üzülsem karar veremiyorum.

10. Ama bugün bile sahnede gördüğünüzde “aah ah eski toprak” demiyo musunuz üyelere? Deyin bana? 😀

11. Şimdi de SS501’nın ödüllerine ve mutizen sayısına bakalım:

Music Bank: 4 – Inkigayo: 6 – M!Countdown: 7

Toplamda 17 ödül.

*Music Bank 2007 Eylül’de başlamış. Bu dönem Wonder Girls’ün ortaya çıkıp, flash oldu dönem. 2007-2008 yıllarında Kore’nin küçük kız kardeşleri olarak görülüyolardı bu kızlar. TVXQ’dan mutizen kapacak güce sahiplermiş o kadar söyleyeyim size yani. Yine 2008’de Haru Haru fırtınası 2009’daysa Gee ve Sorry Sorry salgını var. Ayrıca Kpop’a bir sürü yeni grup katılıyor SHINee, 2PM, 2NE1 gibi (Genel olarak tanınacak isimleri veriyorum burda yoksa bu yazı asla bitmeyecek gibi görünüyo :D) KPOP dünyasında hayat her zamankinden zor, rekabet hiç olmadığı kadar yüksek.

*Inkigayo 1998’den beri devam etmekte ancak 2003’ten sonra program formatı değişiyo ve bugünki Take 7 listesi ortaya çıkıyo. 2007’den sonra program canlı yayınlanmaya başlıyo. 2007 kpop’ta gerçekten farklı bi dönemin başlangıcı gibi.

*M!Countdown 2004’te başlamış. Dijital listeler gitgide daha fazla önem kazanmış mutizenlarda. Hatta Music Bank albüm satışlarının oranını %5’e düşürüp dijital satışlarının oranını %40 üzerine çıkardı 2-3 hafta kadar önce. Bana sanki SS501’ın hep bi kısmı eksik kalmış gibi geliyo. Albüm yüksek ama dijital düşük gibi mesela. Ama bunu söylerken bi dayanağım yok sadece kendi fikrim. Hepsi bir arada olmayınca olmuyor…

Ödüllere bakalım.

2005’te en iyi rookie grup ödüllerini toplamışlar. 2006’da yine 2005’in meyvelerini toplamışlar. 2007’de epey albüm satmışlar Bonsang aldıklarına göre. 2008’de Japonya’da ne kadar iyi iş çıkardıklarını anlayabiliyoruz. 2009 yılı da Boys Over Flowers fırtınasını gayet güzel ifade ediyo sanırım. Ayrıca yine bir adet Bonsang ödülü var ki bu da yılın en çok satan albümlerinden birine sahip olduklarını gösteriyo. Ne yazık ki benim bulduğum liste bunlarla sınırlı (vikipedya’yı sömürdüm.) ve başka ödülleri var da eklemedilerse bilemiyorum. Disc Daesang’ı alacak kadar fazla albüm satamamışlar hiçbir zaman. Ne fiziksel albüm satışlarında ne de dijital satışlarda.

Years Awards
2005
  • 2005 M.net KM Music Festival: Best New Male Group Award
  • 2005 SBS Gayo Awards: Best New Artist
  • 2005 MBC Music Festival: Best New Artist
  • 2005 KBS Music Award: Best New Artist
2006
2007
2008
2009

Sonuç olarak, bizim çocukların bu kadar popüler olup da ellerinin genelde boş kalmasının sebebi en başta DSP’nin sünepeliği, çocukların potansiyelini yeterince ortaya çıkarmayışı ya da buna geç kalışıdır. Daha sonra ise rekabet ortamının gitgide kızışmasıdır. TripleS gerçekten farklı bir fandom belki de albüm satışlarından çok onların sahnelerini doldurmayı tercih etmişlerdir, belki o dönemdeki maddi imkanlar kısıtlıdır. Mütevazı denebilecek bir fandomdan bahsediyoruz, ödüller için ya da kazanmak için çok fazla hırs yapmamış da olabilirler. Kafamda bin tane tilki dolaşıyo şu anda ama TripleS’in sayıca yeterince büyük bi fandom olmadığını düşünmek istemiyorum çünkü değil. Fancafe hala kapı gibi duruyo orda. TripleS’in ufak bir fandom olmadığını çok iyi biliyorum. Ama neden zirveye çıkmaya yeterli değil diyorum.. Sonra az önce ettiğim laf aklıma geliyor. Dedim ya SS501’da hep bi taraf eksik kalmış diye; fan var, var olmasına da adam gibi şirket yok DSP ne işe yarıyodun acaba sen diyerek yazıyı bitiriyorum.

Yanlışım olmuş olabilir varsa çekinmeden söyleyebilirsiniz. Bana katılmayabilirsiniz de tabii ama benim fikrim bu.

*İlk edit: Amacım sadece DSP’yi kötüleyip, şirketi günah keçisi yapmak değil. DSP ilk kurulan şirketlerden biri ve SS501 & KARA gibi iki büyük grubu ortaya çıkarmış bir şirket. DSP’den nefret etsem dahi (ki sadece çooooooooook kızıyorum) SS501’ı bize tanıttığı için minnettarım, verdikleri emekler için de. Ancak burada DSP’yi bana yöneltilen soru üzerine eleştirdim. Daha fazlasını yapmaları gerekirken yapmamalarını. Belki de yapamadılar ya da yaptırılmadı onu da bilemem tabii. Tamam DSP’ye kızın kızıyosanız, ama nefret etmeyin 😀 Bi uzaylı, bi at, bi prens, şapşal bi bebek ve evrenin merkezini bir araya getirdiler sonuç olarak 😀

Advertisements