Girls’ Generation: KPOP’ta Birçok Konuda “EN” Olan Grup

Evet sayın seyirciler, yine ve yeniden hassas bir konuya parmak basmaya geldim ve hayır bu başlık olumlu bir anlam taşımıyor. Yine bir başkasının sorusu üzerine yazmaya başladım tabii ki ama uzun zamandır aklımda olan, yazmak istediğim bir meseleydi bu. Girls’ Generation nam-ı diğer SNSD kpop dünyasının en büyük sansasyonu kabul etmek lazım. Seveni de çok sevmeyeni de. (sevmeyeni daha çok diyen olursa diye diyorum: haddinizi bilin.) Bunun altında yatan sebepler çok eskiye dayanıyor ama günümüz alık kpop fanı bir halt bilmeden destek/nefret moduna girdiğinden böyle bir yazı yazma gerekliliği doğdu. Yine.

Bu yazının ana fikri “Bugün bile hala izleri görülen SNSD nefretinin – geçmişte – altında yatan sebepler.” Ve şimdiden uyarıyorum sizi, bu son derece yanlı bir yazı olacaktır.

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki bu yazının araştırma aşaması benim için fazlasıyla acılı ve sinir bozucu oldu. Yüzlerce anti-SNSD yazısı okudum insanların derdini anlamak için, kendim taraflı olsam da başka tarafların fikirlerini anlayabilmek için. Hatta yüzlerce sayfalık bir anti forumunu okudum 2007 yılında kurulmuş ve 2009 yılına kadar devam etmiş olan. En sevdiğiniz grup konusunda ileri geri konuşulduğunu ve ardı arkası kesilmeyen hakaretler savurulduğunu görseniz nasıl hissederdiniz bir hayal edin işte. Üstelik başlık, oraya ilk kez yazan ve SNSD’yi tanımayan ve olaya direk “evet, hadi bana onlardan nefret etmem için bir neden söyleyin” mantığında yaklaşan insanlarla doluydu. Zaten nefret etmeye hazır insanlar yani.. O nedenle bu yazının yanlı olmamasına imkan yok ama mümkün olduğunca hoşuma gitmeyen şeyleri dahi paylaşacağım ki insanlar farklı fikirlere kapılmasın.

1. SNSD’nin daha debut yapmadan önce bile antilerinin olduğu söylenir. SM Super Junior’ı sahnelere çıkardıktan sonra bir “Super Girl” projesi üzerinde çalıştığını resmi olmasa da açıklar. SNSD üyeleri ve üye adayları bu proje dahilindedir. Bu projenin meyve vermesi 2007’yi bulur, yani SNSD’nin debut senesini. Kızların, Super Junior& DBSK üyeleriyle birlikte büyüdüklerini düşünürsek, onlarla internette dolaşan fotoları, bazı üyelerin ve üye adaylarının (bknz: Stella Kim) bu grupların üyeleriyle duygusal ilişkiler yaşamış olmaları ya da sadece bu yöndeki dedikoduları debut yapmadan önce bile SNSD’nin anti kazanmasına neden olmuştur. Özellikle Jessica’nın hem Jaejoong hem de Donghae’yle çıktığı iddiası.. Gerçek mi değil mi kendileri kabul etmedikleri sürece bilemeyiz ama öyleyse de bize ne? Onların keyfinin kahyası değiliz hiçbirimiz sonuçta. Ya da Taeyeon ve Junsu’nun birlikte olduğu iddiaları..

2. Debut yapmalarının ardından işler hepten karıştı. SNSD sanıldığı gibi SM’in tek kız grubu değildi. The Grace, DBSK’nin kadın versiyonu olarak tanıtılmıştı ve insanların bununla ilgili hiçbir problemi olmamıştı, olduysa da SNSD konusunda olduğu gibi uç noktalara ulaşmamıştı. SNSD, Super Junior’ın kadın versiyonu olarak tanıtıldı ve insanlar -ya da fanlar- bundan hoşlanmadı. Konsept olarak aynılardı, grup üyeleri, grubun içindeki kendi sistemleri aynıydı ama insanlar bunu algılama olgunluğuna sahip değildi sanırım. Bunu bir yarış, bir karşılaştırma olarak anlamış olabilirler bugün bile bu iki grubun fanları arasında olan dava hala kapanmadığına göre.. Bu da nefretin tohumlarından biriydi.

3. SM’in politikası. SM SNSD’nin debut yapmasının ardından kızları, sürekli DBSK ve Super Junior ile birlikte reklam filmlerinde, kliplerde, programlarda  eşleştirdi. İki taraflı bir reklam kampanyasıydı bu ve SM her şekilde karlıydı ama SNSD için sonu hoş olmayacak bir şeye dönüştü. İnsanlar SM’i DBSK ve SuJu’nun popülaritesini kullanarak SNSD’yi insanlara sevdirmeye çalıştıklarını söyledi. Bunun neresi garip geliyordu onlara anlamıyorum çünkü kpop’ta mantık bu ama SNSD söz konusu olunca her zaman SNSD haksızdır. Ama bu durum yine de SM’in suçu. Daha önceki yazımda SM’in gruplarının potansiyelini ortaya çıkarmayı en uzun zamana yaydığını söylemiştim ve SuJu da bunun kurbanı olmuştu ama SNSD kadar değil. SNSD’yle ilgili her şeyin tartışma konusu olmasının altında yatan temel sebep bu. SM kızları tanıtıp yeteneklerini göstermek yerine onları reklamın kötüsü olmaz mantığıyla pazarladı. Sonuç olarak da o dönemde bazı insanlar SNSD’yi benimsemedi. Wonder Girls durduk yere Nation’s Little Sisters ünvanını almadı yani.

4. İşin kötüsü, bugün hala devam “oppalarını kıskanan fan-girl” mantığının o zaman daha kötücül bir yaklaşımla var olması. Ve bu durum sadece DBSK, SuJu fanları için değil SNSD fanları için de geçerli. Kızlar erkekleri SNSD’yle görmekten ne kadar nefret ediyorsa SNSD fanları da (kız, erkek) onları DBSK, SuJu’yla görmekten hoşlanmıyordu. Birçok dedikodu, asılsız iddia ortaya atıldı.

*Bana en büyük şoku yaşatan iddia DBSK ve SNSD’yle ilgili. Bu iki grubun reklam filmlerini görmeyen yoktur eminim. İşte o reklam filmlerinin çekildiği dönemde ortaya bir iddia atılmış. Sözde SNSD üyeleri DBSK üyeleri tarafından tacize uğradıklarını iddia ederek ortalığı ayağa kaldırmışlar, gazetelerde manşetlere çıkmışlar vs. Birçok insan buna inanırken kanıt istememiş, sorgulamamış bile. Ve tabii ki böyle bir olay yok çünkü daha sonradan anti fanlardan tarafından uydurulduğu ortaya çıkmış. Bunu yapan SNSD fanı mı DBSK fanı mı yoksa iki grubun da anti fanı mı belli değil. Ama epeyce insan bu yemi yutmuş zamanında.

5. İnsanlar SNSD’nin kaba ve saygısız olduğunu iddia ettiler. Sunbaelerine ya da genel olarak halka. Kızların kendilerine kötü davrandıklarını iddia eden fan accountlarla doluymuş o zamanlar internet. Bu konuyu daha ayrıntılı olarak açayım.

*O zamanlar SNSD’den nefret edilmesinin en büyük sebebi “Tiffany” Ciddi söylüyorum inanamadım insanların yazdıklarını okuyunca. “Gruptaki diğer kızları tanımıyorum ama Tiffany yüzünden hepsinden nefret ediyorum” “Tiffany koca çenesini kapalı tutmalı” şeklinde onlarca yorum bulmak mümkün. Sorun Tiffany’nin Amerika’da yetişip Kore’ye döndüğü süreçte oradaki kültüre alışamamış olması sanırım. Bana göre hoş görülecek bir konu hem küçük yaşta, hem farklı bir ülkede üstelik bir anda ünlü olmuş ve ilgiye boğulmuş bir kız çocuğu. Ama kendini insanlara sevdirmek için yanlış yollar izlemiş ya da fazla dikkatsiz davranmış.

*En büyük gafı bir programda Çin’de gerçekleşen depremden bahsedilirken yapmış. Tiffany sunuculardan biriymiş Çin’de gerçekleşen depremde hayatlarını kaybeden insanlardan bahsederken sunucu olan çocuğun söylediği bir kelime kulağına komik gelmiş ve kelimeye gülmüş Tiffany. Ama insanlar böyle ciddi bir meselede gülmesini hiç hoş karşılamamış doğal olarak. Tiffany o zamanlar kendini kontrol etmekte sıkıntı yaşamış sanırım epeyce. Bu onun grubu tanımayanlar tarafından dahi sevilmemesinin temel nedenlerinden.

*Bir variety programında Shinhwa üyelerinden biriyle “alay ettiği” için çok büyük eleştiri almış. Yani insanlar bunu alay olarak yansıtıyor ama bugün diğer grupları taklit etmenin ne kadar sevilen bir şey olduğunu düşününce çok normal geliyor bana. Ama yanlış anlamaya meyilli bir toplumdan bahsediyoruz burada. SNSD üyelerinin Shinhwa’nın kareografisinden bir parça sergilemesini istemişler programda ama bu medyaya ya da en azından insanlara “SNSD Shinhwa’yla alay etti” olarak yansımış. Variety programlarında her şeyin önceden planlandığı gerçeğini kimse bilmiyormuş(!) sanırım o zamanlar. Yaptıran da suçlayan da başkaları ama zan altında kalan yine grup. Yine de Güney Kore’den bahsediyoruz, hatalar kolay telafi edilmez. SM kızlara resmi olarak özür diletmiş. Ancak bu olay onların biraz daha nefret kazanmasından başka bir şeye yaramamış tabi.

*Yine Tiffany’nin SuJu konusunda büyük bir gafı var. SuJu alt-gruplar şeklinde de çalışıyor malumunuz. Kızlar bir programa katıldığında SNSD’nin de alt-gruplara bölünüp bölünmeyeceği sorulmuş ve Tiffany de SNSD’nin SuJu gibi olmayacağını söylemiş, bir bütün olarak kalacağını söylemiş. Fanlar da SuJu’ya bölündü mü demek istiyor! diye ortalığı velveleye vermiş. Bana sorarsanız söylediklerinde bir sorun yok ama insanlar zaten olayı başka yerinden tutmak istediği için yanlış anlaşılmaya müsait bir mesele. Söylediklerini düzelttiyse bile insanların bunu duymak istediğini de sanmıyorum.

*O dönemlerde Tiffany’nin popüler SNSD üyelerinden biri olarak gösterilmesi, programlarda DBSK ve SS501 üyeleriyle eşleştirilmesi Tiffany’nin popülaritesine(!) pek katkı da bulunmamış. (Özellikle, program formatı dolayısıyla Hyun Joong’un SNSD’den Tiffany’yle çıkmak istediğini söylemesinin ve farklı programlarda bu ikisinin gayrı resmi bir çift olarak yansıtılmasının da ufak yaştaki fanları epey üzdüğü bir bir gerçek.) Hollywood Bowl için Los Angeles’a gittiklerinde Tiffany’nin geceyi DBSK üyelerinin odasında geçirdiği iddiaları var bir de. Tabii ki gerçekliğine dair hiçbir kanıt yok ama insanlar için bir bahane daha. Olleyy hadi daha çok nefret edelim! :O

*Yine Tiffany’nin Donghae’yle babasız diye alay ettiği söylenir. Bu duyduğum en gerizekalıca şey. Bunu iddia eden ya da buna inanan insanlar Tiffany’nin 14 yaşında annesini kaybettiğini ve babasının katiyen reddetmesine rağmen SM’e katılmak için tek başına Kore’ye dönüp uzunca süre onu da göremediğini bilseler böyle bir konuda kimseyle alay etmeye kalkmayacağını da bilirlerdi diye düşünüyorum.

Ama insanlar Tiffany’den zaten nefret ettiğini ve hakkında söylenecek her olumsuz şeye inanmaya hazırlıklı olduklarını düşünürsek ve SM’in de aptal politikasıyla bunları körüklediğini göz önünde bulundurursak, ortaya çıkan sonuç pek de şaşırtıcı değil.

*Taeyeon ve Kangin meselesi var bir de. SNSD üyeleri ve SuJu üyelerinin çok yakın oldukları için birbirleriyle konuşurken bazen saygı eklerini kullanmamaları pek hoş karşılanmamış. Saygısız olarak görülme nedenlerinden biri de bu. Taeng ve Kangin birlikte bir radyo programı sunuyormuş ve Taeng Kangin’le sohbet ederken ona “babo” demiş. Daha sonra Kangin öyle demek istemedi diye durumu kurtarmaya çalışmış ve özür dilemiş. Ama bu seferde fanlar “onun hatası yüzünden Kangin OPPA neden özür dilemek zorunda kalıyor!!!” moduna girmiş. Taeng’in yaptığı tabii ki kötü niyetli bir şey değil. Ama Kore’den bahsediyoruz. İnsanlara göre Taeng sunbae’sine söylememesi gereken bir şey söyledi ve eleştirildi tabii.

*Yine Teayeon’un bir radyo programında Alicia Keys için “siyahi biri için çok güzel” diye bir cümle sarfetmesi büyük bir eleştiri almış. Taeng’in ırkçı olduğu söylenmiş falan filan. Ben de Yuri’nini bütün insanlık için fazla güzel olduğunu söylüyorum :O Hadi hapse atın beni :O Bunu radyo programında söylemek büyük hata olurdu pek tabii..

Şu an için aklıma gelen ya da not aldığım meseleler bunlar. Yukarıda sadece birkaç üyenin yaptıkları ya da yapmadıkları şeylerden dolayı insanların bütün gruptan nefret etme sebepleri…

6. Sunny’nin Lee Soo Man’ın yeğeni olması. Sırf yeğeni olduğu için bütün grubu kayırdığı iddiaları… Evet muhtemelen Sunny grupta olduğu için bir sene boyunca tek bir şarkıyı çalıştılar, 1 sene boyunca evleri bile yoktu… Sizin kafanıza ben… Neyse

7. Into The New World kareografisindeki havaya tekme hareketi. Evet bu da insanların SNSD’ye hoş yaklaşmama sebeplerinden.  Zamane kareografileri diyorum sadece.

8. Bütün bu nefretin “fanlar” açısından patlak verdiği nokta Dream Concert 2008 oldu. SNSD sahneye çıktığında neredeyse bütün stadyum karanlığa boğuldu, fanların büyük çoğunluğu lightsticklerini kapattı ve SNSD şarkı söylerken “Wonder Girls” diye bağırdı. Yemin ederim hala bu olayı hatırladıkça oradaki kafasız ve kalpsiz insanları kafasını tek tek patlatmak istiyorum. O geceden çıkan en bariz sonuç ve gerçek bu, geriye kalan her şey insanların nasıl yorumladığına kalmış.

Öncelikle Dream Concert 2008’in en baştan rezalet olduğunu dile getirmek lazım. 35.000 kapasiteli stada, 50.000 fan alınması öncelikle yer problemi çıkarmış. Hatta bu karmaşa yüzünden konser 20 dakika geç başlamış. Farklı grupların fanları birbirlerini yerlerini almakla suçlamış. İtiş kakışlar, duvarların üstünden düşen fanlar. Birçok kişi yaralanmış, hastaneye kaldırılmış. Ama tabii bu durumu insanlar kendi çıkarına uygun şekilde ifade edince olaylar hepten pisleşiyor.

Bu Black Ocean/Silent Treatment olayı için nereye bakarsanız bakın, SuJu fanları tarafından organize edildiğini -ya da sadece onların üstüne yıkıldığını- ss501 fanları ve DBSK fanları tarafından da destek verildiğini ve sonuç olarak ortaya böyle bir REZİLLİK çıktığını görürsünüz. Burada fandom ismi kullanmama sebebim ne kadar kızgın olursam olayım bütün bir fandom’ı suçlamamak. Bu olayın en az 1 ay öncesinden kararlaştırılmış, forumlarda yazılmış ve planlanmış olduğu söylenir. Zaten koca bir stadyumun aniden “hadi lightsticklerimizi kapatıp şunlara bir ders verelim” demiş olma ihtimali çok düşük. Haberi olmayanlar da o zaman olanlara ayak uydurmuş zaten tencerelerin hepsinin dibi kara bu meselede. SNSD fanlarının diğer fanları SNSD’nin sizin desteğinize ihtiyacı yok gibilerinden diğerlerini kışkırttığı da söylenir. Diğer fanların onlara bir ders vermek istediği de söylenir. Hangisi gerçektir bilinemez de bana kalırsa ama fanların birbirine kızıp gruplara böyle bir şey yapması? Bu insanlık dışı. Çocukluk ya da cahillik değil kötülüktür, gözü dönmüşlüktür. Bu olaya bir sürü kılıf örtülmüş. Hepsi birbirinden salakça ve saçma.

Kılıf 1: SNSD fanları durduk yere bir SuJu posterini yırtmış ve Elf’ler de sinirlenip lightstickleri öylesine kapatırvermiş ha bi de konser sırasında SuJu fanı olduklarını unutup Wonder Girls diye bağırıvermişler. Söz konusu poster hakkaten devasa bir şey ve fotoğrafta birileri posterin ortasında çıkmış. Kimileri SNSD fanlarının bunu yaptığını söylüyor kimileri de stad’daki görevlilerin fanlara yer açmak için posteri kaldırdığını söylüyor. Zaten bütün fanların toplu oturduğunu düşünürsek SuJu posterinin SNSD fanlarının olduğu yerde işi ne 0nu da anlamadım ben. Duvarda asılı değil çünkü stad’ın tepesindeki koltukların üstüne asılmış. Ki SNSD fanları böyle bir saygısızlık yaptılarsa bile, bu 2 hücreli beyne sahip insan mantığıyla, insanlar gidip karşı tarafın posterlerini yırtar hadi onların grubu sahne çıkınca rakiplerinin ismini bağıralım demez bence.

Kılıf 2: “SNSD fanlarının” SuJu posterini yırttıklarını gören Lee Teuk kuliste ağlamış. Fanlar de çok üzülmüş ve bunu onlara ödetmek istemiş. Kuliste ağlayan Lee Teuk’ı nasıl gördünüz acaba? Ya da kulisten Lee Teuk o olayı nasıl gördü. Hadi ağladı diyelim. Poster yırtıldı diye koskaca adam ağlıyorsa, en büyüğü bu adamdan 6 yaş küçük olan bir kız grubu sahnedeyken siz Wonder Girls diye bağırdığınız da onlar ve onların fanları ne hissetmiştir acaba? Aynı şey SuJu’ya yapılsa artık olacakları hayal edemiyorum ben.

Kılıf 3: SNSD fanboyları özellikle konsere bıçaklarla gelip diğer fanları tehtid etmiş, durduk yere? Korkan insanlar da SNSD’nin performansı sırasında hadi bunları protesto edelim demiş. İşin komiği insanların “black ocean yüzünden” SNSD fanboylarının diğer fanlara saldırdığını, yaraladığını hatta tecavüz ettiğini söylemesi. Bu tarz olayların gerçeklik payı olsaydı bir kere ülke çalkalanırdı. Ve böyle olaylar olsa bile bunu kimin yaptığı ya da birilerinin fanı olup olmadığı bile resmi kaynaklarca açıklanmadığı sürece bilinemez. Bu fanlık değil hayvanlıktır ayrıca. Kimin kime yaptığı önemli değil, savunulacak ya da hoş görülecek hiç bir yanının dahi olmadığı bir konudur. Böyle bir şeyi iddia etmek de aynı derece iğrençtir. Ha bu olayların SNSD’ye yapılanlardan sonra bu insanların başlarına geldiği söyleniyor. Ama işin garip tarafı insanlara saldırıldığı için black ocean yapıldığı da söyleniyor? Hangisine inanalım şimdi bunun? Ayrıca stad’a güvenlik görevlisi koyulmamış mı? Yetersizdi belki de bilemiyorum. Ama zaten elinde bıçakla gezen tipten ne beklenir ki, fan olarak değil insan sıfatıyla bile ciddiye alınamaz. Ya da bu diğer insanlara mal edilemez.

Kılıf 4: Cassiopeia’nın bir huyu varmış. Sadece DBSK sahnedeyken tezahürat yapar konserin geri kalanında sessiz kalırmış. Ve bu birçok fan tarafından bilinen bir şey, kabul. O gün o olaya şahit olan DBSK fanlarının lightsticklerini kapatması doğal bir şeymiş ama SNSD sahnedeyken sessizliklerini koruyamamışlar galiba. Ya da DBSK’nin favori grupları olduğunu da mı unuttular anlayamadım.

Kılıf 5: Bütün buna şahit ve destek olan diğer fanlar suçsuz, masum birer melekmiş. Hiçbir şeyden haberleri yokmuş SNSD’den daha önce saydığım sebeplerden dolayı hoşlanmıyorlarmış ve onlar da sadece destek vermiş. Olayın tek sorumlusu SuJu fanlarıymışmış. SuJu fanlarının en komik yanı da hala en ufak fırsatta yine black ocean yaparız diye SNSD’yi hatta 2010’da BEAST’i tehtid etmeleri. Tek sorumlu TABİİ Kİ de onlar değil. Ama bu olaydan saf gibi büyük bir başarı gibi bahsedenler onlar olduklarından kendilerini tek suçluymuş gibi gösterilmesine izin veriyorlar.

Kılıf 6: Stad’daki bütün fanlar kör ve sağırmış. Sahneye kimin çıktığını göremeyip duyamamışlar ve yanlış alarm verip Wonder Girls diye bağırmışlar. Kör oldukları için de lightsticklerini açıp açmadıklarını farkedememişler. (EVET, BEN UYDURDUM BUNU! ÖNCEKİLERDEN DAHA SALAKÇA DEĞİL BENCE.)

Sonuç olarak burada amacım bu fandomları suçmalamak değil ki bunların birçoğuna bizzat dahilim. Orada bu rezilliğe katkıda bulunan insanlıktan yoksun tiplerin yaptıkları yüzünden bütün fanları suçmalamak salakça, ama onları yaptığını savunan olursa da gözümde zerre değeri yoktur. İki tarafın fanlarının da birbirine pislik yaptığı aşikar ama sonuçta bundan yara alan SNSD ve kendi fanlarının da bunda katkısı var. Bu rezilliğe onlar da katkıda bulunmuşsa sadece yazık diyorum. İki zeka yoksunu fanla uğraşacağım diye grubuna böyle bir zarar veriyorsa yazık, acırım ona sadece. Olan biten her şey zavallıca, hangi açıdan bakarsam bakayım. Fanların arasındaki güç savaşının grupları üzmesi en kötü sonuç benim gözümde. Ve insanların üzülmesine önem vermemek de diğerlerinin en acınası özelliği olsa gerek.

9. SNSD üyelerinin estetik yaptırdıkları iddiası. Kore’de çok normal bir şey olması falan bunu direk geçiyorum. Kanıtınız nerede? Eski fotoğrafları mı? İnsanlar, büyür, değişir, güzelleşir. Üstelik bu kızlar ergenlik dönemini yeni atlatıyorlar. Ki bazılarına göre “çirkin” olan fotoğraflar varsa bana göre de çok güzel olan hatta “oha resmen hiç değişmemiş” dediğim fotoğraflar var. Hangimiz haklıyız şimdi? Ya da hangimiz hangimizi çürütebiliriz? SNSD üyeleri estetik operasyon geçirmiş olabilir de olmayabilir de. Geçirmişlerse gayet başarılı olmuş hepsi birbirinden güzel, cerrahın ellerine sağlık 😀

Ki şöyle bir durum var:

Ne demek istediğimi anlatabildim? 😀

Ayrıca buna da değinmeden edemeyeceğim. Bir zamanlar sözde “yapay” oldukları için bu kızları oppalarına yakıştıramayan fangirllerin 2011 yılında oppalarının kendi ağızlarıyla estetik operasyon geçirdiklerini itiraf edeceklerini bilseler ne yaparlardı çok merak ediyorum. 😀

10. Kızların yeteneksiz oluşu ve SM’in onları haketmedikleri halde çok iyilermiş gibi yansıtması. Evet dünya yetenek ölçerlerle dolu tabii, bilgisayarının başında oturmuş ağzının suyunu akıtarak oppalarını izlemekten başka bi halt bilmeyen fangirllerin kalkıp da yetenek analiz etmesi bana sadece komik geliyor 😀 Sadece bir performans izleyip ya da bir iki şarkılarını dinleyip yetenekleri, ne yapıp yapamadıkları konusunda fikir yürütebilmeleri de aynı şekilde. Bana en ikiyüzlüce geleni de SNSD veya SuJu’yu neden sevmediklerini sorduğumda söyleyecek bir şey bulamayıp “Ben çok kalabalık grupları sevmem, üyelerinin yeteneklerini yeterince gösteremiyorlar” diyen insanların T-ara, After School, Infinite, 2Pm gibi hiç de kalabalık olmayan(!) grupları sevdiklerini iddia etmeleri 😀 İsteyince bazı şeyler ayırd da ediliyormuş gözardı da ediliyormuş değil mi? İlginç. Şunun altını çizmek lazım SNSD ve SuJu kpop’un üstünde olan gruplardır. Çünkü sadece şarkıcı, dansçı değil; oyuncu, sunucu, radyo sunucusu, müzikal oyuncusu, dizi oyuncusu, sporcu, model, komedyen vs vs kısaca Türkçe’de benim bir karşılık üretemediğim “entertainer” kelimesinin Kore’deki en önemli karşılığıdır. SNSD üyelerinin birçoğunun şarkı söyleyemediği sadece dans ettiği ve grupta bir öneminin olmadığını söyleyip, SuJu’ya lafım yok diyen insan tipi şu anda yok ol buradan. Forumlarda sık karşılaştığım insan tiplerinden biriydi çünkü bunlar. Her neyse, konuya dönersek… Bu gruplar popülaritelerini bütün bu saydığım sıfatlara borçlular.

Örneğin Yoona’nın sadece güzel bir surattan ibaret olduğunu iddia eden saftirikler o dönemlerde grupta sevilen tek üyenin Yoona olduğunu bilmiyorlar tabii. Güzel diye sevdiklerini düşünmüyorsunuz herhalde? Çünkü o zamanlar Yoona bir dizinin baş rol oyuncusuydu ve dizisi %40 reytinge ulaşmıştı. Kore’de halkın 7’den 70’e büyük bir kısmı Yoona fanıydı ve Yoona’nın Kore’de en sevilen idol olmasının nedeni de budur. Kore’nin en güzel, en masum en en en en bilmem ne kızı olarak görülmesi, yansıtılması ve hatta öyle gösteriliyor diye sevilmemesinin sebebi de. Ve SNSD üyeleri dahi bunu kabul eder.

Ses konusunda Taeyeon’dan gerisi boş diyenler. Bir kere önce Taeyeon’a hakettiği övgüyü verin. Taeyeon Can You Hear Me isimli OST şarkısıyla tek başına Golden Disk ödülü kazanmış bir “şarkıcı” 2008 yılında SNSD ödül törenine katılmadığı halde tek başına gidip performans sergilemiş bir “şarkıcı” OST Queen sıfatını yıllardır taşıyan ve bir gün kaybederse de muhtemelen IU’ya kaybedecek olan şarkıcı. Taeyeon’ın yeteneği insanlar tarafından kabul görüyorsa bunu en büyük nedeni o OST şarkılarıdır. Benim burada bahsettiğim popülarite çok fazla fanlarının oluşu değil. Çok farklı yaş kitlelerini hitap edişi. İnsanların SNSD’nin popülaritesi konusunda anlamadıkları nokta bu. SNSD sadece ünlü değil, onlar Kore’deki birçok evde ailenin üyesi gibi görülüyorlar. Olay bu. Nation’s Girl Group~ Bu sıfatı kaybetmedikleri sürece de her zaman 1 numaralı kız grubu olarak görülecekler.

Jessica, Tiffany, Seohyun ve Sunny… Bu 4lü SNSD’nin ana vokalleri. Jessica’nın gerçekten değişik bir sesi var. Şarkılarda diğer üyelerinin seslerini ayırt ederken zorluk çekebilirsiniz ama Jessica’nınkini asla. Sica’nın Taeyeon kadar güçlü olmasa da net ve akılda kalıcı bir sesi var. İnsanların ona bu kadar tutulmasının sebeplerinden biri de budur herhalde. Tiffany’nin sesi gerçekten kadife gibi. Güçlü, net ama pes. Ve ben Tiffany’nin sesini kendi solo performanslarını izleyene kadar takdir edemedim dürüst olmak gerekirse. Ama Poker Face performansını dinlemenizi tavsiye ederim, görüşürümü yüz seksen derece değiştirdi. Seohyun bana göre grupta en güçlü sese sahip olan üye. Canlı performansları mükemmel. Tek sorunu eskiden nefesle ilgiliymiş ama git gide o konuda da geliştiriyor kendini. Sunny’nin diğer üyelere göre çok tiz bir sesi var o nedenle diğer 4 ana vokal arasında zayıf kalıyor. Ama kendi solo performanslarında o da gayet iyi. Ve bu üyelerin en önemli özelliklerinden biri İngilizce şarkıları gayet net bir şekilde söyleyebilmeleri. Fany ve Sica zaten Amerika’da yetişmiş. Taeyeon ve Sunny  muhtemelen eğitimler sayesinde geliştirmiştir. Seohyun ise her konuda yaptığı gibi deliler gibi çalışarak.

Yuri ve Hyoyeon ve Sooyoung. Yuri Kore’de en sevilen 3. idol seçildi. Neden? Çünkü hem sunuculuk yapıyor hem de variety programlarında SNSD’yi temsil ediyor. Hatta kendisi Nation’s Daughter in Law ünvanına layık görüldü 😀 Çünkü anneler oğullarına gelin olarak Yuri’yi almak istiyormuş. (ahahahahahhaha) Sooyoung variety showlar da insanları en çok eğlendiren ve kendini sevdiren SNSD üyesidir. SNSD üyelerinin birer prenses olmadığının en büyük kanıtı ve savunucusudur aynı zamanda 😀 Hyoyeon deseniz Sooyoung’tan sonra 2. sırada gelir hatta Yuri’nin katıldığı variety show’da onun yerini almıştır. Diğer üyeler dizilerle, müzikallerle uğraşırken bu üyelerde SNSD’yi farklı alanlarda temsil eder grubu insanların gözü önünde tutar. Ayrıca 3’ünün SNSD’nin ana dansçıları olduğunun da altını çizmem lazım. Diğer üyeler şarkı söylerken bu üyeler de performansın ritmini tutar, güçlü vokalleri güçlü danslarıyla tamamlar. Ve dansın kpop’taki yerinin ne kadar önemli olduğunu bilmiyorsanız ağzınızı bile açmayın bence bu konuda. Yok eğer ben farkındayım diyorsanız, o zaman da SNSD söz konusu olduğunda su yüzüne çıkan ikiyüzlülüğünüzü bir kenara bırakın.

9 kişiyi birleştirip 1 adam etmeye kalkmışlar diyen zekiler, bunu SNSD kızları da söylüyor zaten. Hiçbirimizin tek başına yakalayamayacağı bir başarıyı 9 kişi olarak elde ettik diyorlar. Bunun neresi komik? Siz onlarla dalga geçerken onlar hem kendi ülkelerinde hem de dünyada kendi alanlarında rekorlar kırıyor. Her üye kendi eksik yönünün bir başka üye tarafından doldurulduğunu söylüyor. Haklılar da onları mükemmel yapan bu. Onlar hiçbir zaman en iyi olduklarını iddia etmiyor insanların öyle düşünmek istemelerine rağmen. Onlar sadece daha iyi olmak için çalıştıklarını dile getirip, az laf çok iş yapıyor.

Kısaca size son durumu özetleyeyim.

Yoona, Sooyoung ve Yuri’nin bireysel dizi projeleri var. Yoona çekimlere başladı bile.

Taeyeon ve Jessica müzikal sahnelerinin tozunu yutmuştu şimdi sıra Tiffany’de

Sunny ve Hyoyeon Invincible Youth programında senior idol ikilisi olarak yerlerini almış durumdalar.

Tiffany ve Yuri Music Core programını sunuyor ve MBC’nin neredeyse bütün kpop festivallerinin de sunuculuğunu yapıyorlar.

Jessica SNSD’nin dergi kapaklarındaki yüzü.

Taeyeon ve Seohyun ise şimdilik bombayı patlatmadılar.

Kısacası SNSD kızları grup olarak çalışmaları dışında da tam gaz çalışmaya devam ediyor. Onlara katlanamayan insanlar için üzücü bir haberim var: Kızlar epeyce bir süre gözünüzün önünde başarılı olmaya ve popülaritelerini sağlamlaştırmaya devam edecekler 🙂

Daha ne ekleyebilirim bilmiyorum. Günler hatta haftalardır yazıyorum bu yazıyı ama artık yayınlama vakti geldi yeni bir şeyler hatırladıkça ekleme yapmaya devam ederim artık. Yine tekrar ediyorum, farklı fikirlere her zaman için saygı duyarım. Hata yaptığım yanlış bildiğim şeyler de olabilir bunu minnetle karşılarım eğer yanlışımı gösterirseniz. Ama saygısızlığa tahammülüm yok. Eğer bütün yazıyı okuyup bana katılmadığınız halde en azından beni anlamaya çalıştıysanız teşekkür ederim.

Advertisements