“Ateş böcekleri sakladım kavanozun içine, olur da rüyalarım daha garipleşir diye”

Duygusal kabızlık dönemim hız kaybetmeden devam ededursun, fikrim geldi. En azından! Son derece boş ve eylem kıtlığı yaşadığım günlerimden birini müzik dinleyerek daha katlanılabilir hale getirmeye çalışıyordum ki yine bir şarkıya rastladım. Aslında şarkıyı ilk dinleyişim değil ama ilk defa böyle aramızda bir çekim oluştu kendisiyle. 😛 İşte tüylerim tiken tiken oldu, kalbim hızlı hızlı çarpmaya başladı, görüşüm buğulandı falan, sonra da Viki gibi ampulüm yandı.

Önce bi’ şarkımızı dinleyelim:

***

Son birkaç haftadır gördüğüm rüyalardan Oscar’lık film senaryosu çıkabilir. Malzemede sınır yok. Babaannemin zombi ikizini mi görmedim, Frodo ve Sam’le Mordor’a giderken anneannemlerin eve mi uğramadım, Gandalf’la Moria merdivenlerini tırmanırken Nokia E72’yle Orta Dünya’nın fotoğraflarını mı çekmedim? Galadriel’in eski kocasıyla (allam yareppim) ittifak kurmaya mı çalışmadım? En olmayacak insanlarla mı konuşmadım, her gün birbirinden alaksız arkadaşlarım rüyalarımda geçit töreni mi yapmadı? Liseye bile döndüm olum, ama nedense bizim lise Beşiktaş’a taşınmış! Çorum Eti Lisesinin Beşiktaş’ta işi ne sormayın ben de bilmiyorum. Herhangi bi’ alaka da kuramadım. Zaten alakadan bahsedeceksek Şükümin ve Sedasaeng’in benimle lisede işi ne onu araştırmak lazım. Bi’ ara da bi’ arkadaşım tekilanın 57 tl olduğu haberini verdi, zombi babaanneden daha korkunçtu bu rüya arkadaşlar. Nasıl uyandım hatırlamıyorum bile. (sadjhasdkasd) Uyurken sıkılıyorum ben bi’ de, ciddiyim sıkılıp uyanıyorum bazen. Dün gece rüyamda gördüğüm şeyin gerçek olup olmadığından hala emin değilim mesela. Yani aslında rüya da olmayabilir, arada uyanıp telefona bakarım twitter’a girer ne var ne yok dolanırım öyle – sıkılıyom ya hani – onları ya da düşündüğüm şeyleri rüya mı sandım acaba.. Neyse işte bilinçaltım bir kiler, bilinç altım bir yüklük olmuş, geceleri kusuyo bildiğiniz. Ne halt yiyeceğimi ben de şaşırdım, uyanık kalsam bi’ dert, uyusam bi’ dert. Mütemadiyen de sıkılıyom zaten. Bu şarkıya rastladım işte. Sözler alabildiğine uçuk, arkadaş rüyalarının garipliğinden muzdarip. (ben henüz ateş böcekleriyle kucaklaşmadım ama sorun yok sonuçta böcek yani) Karşıma çıkması tesadüf mü yani şimdi, yoh daha neler. Alın bakın isterseniz:

You would not believe your eyes
If ten million fireflies
Lit up the world as I fell asleep

‘Cause they’d fill the open air
And leave teardrops everywhere
You’d think me rude
But I would just stand and stare

I’d like to make myself believe
That planet Earth turns slowly
It’s hard to say that I’d rather stay
Awake when I’m asleep
‘Cause everything is never as it seems

‘Cause I’d get a thousand hugs
From ten thousand lightning bugs
As they tried to teach me how to dance

A foxtrot above my head
A sock hop beneath my bed
A disco ball is just hanging by a thread

I’d like to make myself believe
That planet Earth turns slowly
It’s hard to say that I’d rather stay
Awake when I’m asleep
‘Cause everything is never as it seems
When I fall asleep

Leave my door open just a crack
(Please take me away from here)
‘Cause I feel like such an insomniac
(Please take me away from here)
Why do I tire of counting sheep
(Please take me away from here)
When I’m far too tired to fall asleep

To ten million fireflies
I’m weird ’cause I hate goodbyes
I got misty eyes as they said farewell

But I’ll know where several are
If my dreams get real bizarre
‘Cause I saved a few and I keep them in a jar

I’d like to make myself believe
That planet Earth turns slowly
It’s hard to say that I’d rather stay
Awake when I’m asleep
‘Cause everything is never as it seems
When I fall asleep

I’d like to make myself believe
That planet Earth turns slowly
It’s hard to say that I’d rather stay
Awake when I’m asleep
‘Cause everything is never as it seems
When I fall asleep

I’d like to make myself believe
That planet Earth turns slowly
It’s hard to say that I’d rather stay
Awake when I’m asleep
Because my dreams are bursting at the seams

***

Sonra da aklıma şu manzara geldi:

Olsa da gitsek dimi? Belki ilk bakışta Tinkerbell ve saz arkadaşları masal kitaplarından şöyle bi’ dolaşmaya çıkmış gibi gelebilir ama naaaağğyır öyle değil. Burası – Narnia yanında halt etsin – sihirli ülke Japonya’nın Chugoku beldesindeki ateş  böceği ormanı. Yüzlerce, belki binlerce hatta milyonlarca da olabilir (sdjhajdhas sayılarla aram kötü bi’ 9’u severim) ateş böceğinin yaşadığı bu ormanda manzara ‘rüya’ gibi zati. Şarkı, rüyalarım, zombi babaanne, Frodo, tekila, Beşiktaş, Eti, Japonyaa, ateş böcüklü orman~ Böyle birbirinden alakasız şeyler yine birleşti işte kafamda. Şu an da zihinsel olarak kusuyorum zaten. (allam yareppim biri beni sustursun niyolur sjdhshdasd)

Yine bu kadar saçmaladıktan sonra bu gece rüyamda kim bilir n’olacak. Korkuyom saramdeul. Hayır, şu beynim dinlenemeyecekse niye uyuyorum ben, biri bana bunu açıklasın?

Eski laptop’ımdan yazıyorum, c ve u tuşunu doğduğuna pişman ettim; basmıyolar çünkü! Yazıda yine alakaya maydonoz durumlar olmuşsa bu yüzdendir, önceden uyarayım dedim. (yazının sonunda?)

Neyse gidiyom ben ya, daha da müzik falan dinlemem. (isyeankar genç sustu.)

***Fotoğrafların devamını görmek isteyen olursa diye: http://digitalphoto.cocolog-nifty.com/digitalphoto/cat4164851/index.html

Advertisements