Birkaç Film İzledim de Ben

*Deadly Spoiler Alert* vererekten karşınızda *Ezgi’s master post*

İnsan vakit zengini, meşgale fukarası olunca ve de ot gibi bir şehirde ikamet edince, bu vakti geçirmek için pek fazla seçenek bulamıyor. Aylardır ne bulduysam izledim gibi. Film izledim gençler. Bunun neresi ilginç diyecek olursanız; son 2-3 senedir bildiğin film izlemeyi falan bırakmıştım ben. Yavaştan arayı kapatıyorum. Tür açısından drama/romance’ten veremliymişçesine kaçtığım ve kıt kaldığım doğrudur. Ama dedim yeneceyim seni hollywood! E doğal olarak Kore/Amerikan/İngiliz dizilerini izlemeye devam ettim. Anime de izledim ama sayı olarak kısıtlı henüz. Çalışmalarımız devam ediyor. :O

Neyse işte, sıkılıyodum ben az önce. (sadhasjhdkas) Dedim şu bloga bi’ hayat gelsin. Aslında Optimus reyize sözüm vardı ama filmlerden/dizilerden aldığım muhteşem caplerimi kamu yararına açmayı kendime görev bildim.

***

İlk alıntımız Inkheart’tan. Silvertongue kardeşimiz kitapları sesli okuduğu zaman karakterler canlanıyor, gerçek hayattaki insanlar da kitabın içine giriyor falan. Olayın can alıcı noktası bu. Benim favorim olan alıntıya gelince:

inkheart

Silvertongue kardeşimizin halası mı, teyzesi mi her neyiyse işte, onu ziyarete gittiklerinde evinin kapısında bu uyarı karşılıyor kahramanlarımızı. Teyzem hızını alamayıp önüne gelen dilde yazmış. Çok eğlendim oğlum. Yaşlanınca kesin böyle bişi olcam ben de. 😀

***

Filmlerden cap almak yeni eğlencem aslında. Ne yazık ki çok geç başlamışım. Ara ara atmışım en azından sevdiğim sahneleri de çeşit oldu.

She’s The Man romantik komedi türünde en sevdiğim film sanırım. Amanda Bynes da en sevdiğim oyunculardan biri. Viola; tomboy kılıklı bir kızımız, futbol oynuyor ve okulundaki kız futbol takımı kapatılınca erkeklerin takımına katılmak istiyor. Takımın koçu kızları reddetmekle kalmayıp bir de onları aşağılıyor. Kızlar erkekler kadar hızlı olamazmış da, onlar kadar atletik değillermiş de. Bizimkinin ağırına gidiyor tabi. Erkek kardeşinin kılığına girip rakip okulun takımına kalıyor. Slogan şu: if you can’t join them, beat them! Bu filmin ismini ‘Seksi Futbolcu’ diye çevirmişler ki hatırladıkça hafakanlar basıyor bana. Çünkü seksi olarak yansıtılan kızımız aslında bu:

Viola1

Ezbere biliyorum bu filmin repliklerini. 😀 Yurttayken kızlarla sürekli izleyip replikleri taklit ettiğimiz için. (askjdhaskjdsa) ‘I’m here for you bro! I’ve got a lifetime of knowledge!’ ‘I mean, second string? Come on, that’s ridiculous. Am I right? AM I RIGHT’ “Speaking as a completely objective third party observer with absolutely no personal interest in the matter…” Uzar gider. 😛

***

Sevdiğim şeyleri tekrar tekrar izlerim; beyle tutkum haline gelen şeylerden bıkma özelliğim yoktur. LOTR serisi klasiğim. Canım sıkıldıkça açar, izlerim. Hem İngilizce hem Türkçe repliklerini yaladım yuttum. Yine yurttayken dublajlı versiyonunu izleyip dublaj hatalarını bulmaya çalışırdık ya da kulağımıza komik gelen sahnelerle alay ederdik. ‘O onurlu bir iiierkek’ ‘Healkımızı zafere taşıyan Rohanlı Theoden değildi’ ‘Theoden’in ölümü senin suçun değil Theoden’ ‘Pattis miiiğ? Pattis niymiş cınıms?’ (sdjhsajkdsa) Extended edition’ları izlediniz mi bilmiyorum ama çohoş sahneler var, bu zevkten mahrum kalmamanızı öneririm.

***

Ama bu sefer Star Wars, The Big Bang Theory ve Gossip Girl’ün bütün bölümlerini en baştan izledim.

Anakin kardşimiz ustasının lafını fazla tersten anlayınca:

Anakin

Ha ne oldu? Çocuk düşmanın uzay gemisi havalara uçurdu. Kötü mü oldu? Kötü mü? Sonra büyüdü, serpildi tabi. Amidala’ya kur yapmalar falan. Ama ne yazık ki bıçkın delüğanlımız hayatın acı gerçekleriyle (sdjjhajadkas) bir kez daha tanıştı.

Anakin1Anakin2

Jedi olmak yetmez ya bazen……….:( (kjshdsakjdsa)

Kenobi1Anakin3

Karısını kurtarma saplantısıylan insanlığından oldu zibidi. 4 film boyunca Republic yanlılarının canına okudu. Neredeyse bütün serinin en muhteşem çifti (sdkjasjkdas) R2D2 ve C3PO’nun arasına giriyordu zalım.

C3PO

Geri dön R2D2! Ya bu arkadaş tek başına kalınca sıkılırsa n’olacak? Bencil droid is bencil. 😀

***

Sheldon C3PO’nun insan versiyonu gibi gelmişti bana. Meğersem Raj da aynı fikirdeymiş. (ksjdaskdsak) Diziyi tekrar izlerken farkettim. 😀 Ayrıca daha bu sezonun Halloween bölümünde C3PO kılığına girmiş. Daha doğrusu Amy’nin uyarlamasıyla. (Raggedy C3PO skjdaskj)

En son yayınlanan bölümde erkekler comic con yollarına düşerken kızlar da bu manyakları anlamak için çizgi roman okumaya karar veriyorlar. İşe de Thor’u okuyarak başlıyorlar. Neyse daha fazla spoiler vermeden favori sahneme geçeyim. (dizilerde yapılan Harry Potter göndermelerine bayılıyorum ben ya saakjask)

Penny2Penny3

 Neden olmasın neden?! Neden Thor’un çekici eziliyo, küçük görülüyo? Bunun için mi?

Thor

Petshop’a girip at isteyemiyo muyuz artık bu ülkede?! Ne günlere kaldık yarebbiiii. (sdjhaskjda) Tınrım yaaağğ!!! Chris Hemsworth nasıl güzel bi insan evladıdır? Azıcık gözüm yese sırf Chris için gerilim filmi izleycem. Evet, korku/gerilim izleyemiyom ben niyolmuş? Psikolojik problemlerim var belki? (sadjhaskjdsa) Dertliyim bu konuda, bulaşmayın. 😀

***

Gossip Girl en sevdiğim dizilerden biriydi; 3. sezona kadar tabii. Ama Blair Waldorf gibi bir etken var ki 6 sezon izlettirdi uğruna vicdansız. Blair ve Chuck ilişkisini ‘epic love’ olarak görmüyorum şahsen. ‘It consumes me’ diye diye 6 sezon yaşam enerjimi sömürdüler, neresi epic oğlum bunun? Ama çogzeldi orası ayrı mesele. Koca bir sezon boyunca ‘ya sevgili olunca işin büyüsü kaçarsa?’ kafasıyla bize işkence ettikleri için ağızlarına kürekle vurma isteğiyle yanıp tutuşsak da hak vermemek elde değil. İki insanın birbirini bu kadar sevmesi mümkün mü bilmiyorum. Ama (hikayeden bağımsız) iki insan birbirinden nasıl sıkılmaz, birbirini nasıl tüketmez bunu anlamıyorum. (biz böyle gördük sakjdhsakjdsa) Tam da bu yüzden sap geldim ve sap gidecek gibiyim. Sonumuz hayrola işalla. askdhsakj Bence aşkın flört kısmı kafi. Zira gerisinin içine ediliyor bir şekilde.  😀

749844_1308408168961_full

Konuya dönersek. (dskjfhdskjfds) Şu sahne bütüüüüüün diziden en sevdiğim sahnedir. Çünkü Chuck kişisinin insani özellikler göstermeye başladığı ilk sahne buydu bence. 😀 Mr ass-Bass-tard duygularını ifade ediyor, amanınyo! :O  Günlerce gözüne uyku girmemiş, midesinde kelebekler uçuşuyormuş falan. (sjdhaskjadsk) Şirindi çok, kepaze. 😀 Öncesinde Blair çocuğun saçını başını yolduğu için ekstra sempati puan kazanmıştı.

tumblr_m9qavhSd7v1rqvfc5o1_500tumblr_m9qavhSd7v1rqvfc5o2_1280

Tabii bizim kızın derdi hala zevzek Nate. Ayrıldıklarını söylemezse belki gerçek olmazmış. Bu sahne iki gündür gözümün önünde. Bazen gerçek olduğunu bildiğin şeyleri yüksek sesle dile getiremiyorsun, garip. Yine hikayeden bağımsız söylüyorum bunu. Gerçek fazla kırıcı olunca, söylemezsen daha az acıyacak gibi gelebiliyor. Alakası da yok, insanın kendini avutma çabaları.

138

01

tumblr_lb073pmoQQ1qaf90uo1_r3_500

Bu sahneyi görünce de içim paralanıyor be ya. 😦 Bu da Dan kazmasının ilk defa önyargısını aşarak Blair’ı bir insan gibi gördüğü sahne. İlginçtir Blair da Dan yanında olduğu için kusmanın eşiğine gelmedi ilk defa. Büyük değişiklik, hatta devrim. 😛

*

*

*

*

*

*

Ben dedim hepsinin sonu aynı. Kız karşısına geçer derdini sorar. Korkak herif de ‘It was just a game.’ der geniş geniş. Ha derdi nedir? ‘Because I love her and I can’t make her happy.’ He yavrum heğ, sonraki 4 sezon boyunca peşinden koşmayacakmışsın gibi. Sen bu kafayla..  Neyse, finalde evlendiler de kurtulduk.

***

The Perks of Being a Wallflower ile birlikte drama türüne dönüş yaptım geçenlerde. Kısa bir süreliğine ağzıma limon sıktı. Özellikle şu sahnede deli empati kurdum çocukla; bütün yazımı özetliyor.

Perks

Hikayemiz hayli alakasız ama olur o kadar. 😀 Bu kardeşimiz liseye yeni başlayacak. Bir takım sebeplerden dolayı psikolojik sorunları var ve kendi bile bunların farkında değil sanırsam. Dışlanıyor falan filan. Sonra bir grup son sınıf öğrencisi bu kardşimize sahip çıkıp bağırlarına basıyor. Onlarla yaşadığı maceralarını izliyoruz. Tahmin edersiniz ki insanlarla arkadaşlık kuramayınca kitaplara veriyor kendini. İngilizce öğretmeniyle kanka oluyor falan. Gidip ondan tavsiyeler istiyor.

PerksFull

İnsan toy olunca~ Sorulan sorular. Öyle de kalıyor he; hiç akıllanmıyor, ders almıyor. Mal gelip mal gidiyor sayın seyirciler. Gerçek bu. Bazılarımız için yani. *ıslık* Yanlış kişileri seçtiği gibi bu yanlış kişileri kurtarmaya çalıyor bir de.Perks9İnsan saçma salak olunca~ Kurtarılmak istemeyen insan mı daha salak, yoksa o insanı kurtarmaya çalışan mı? Çözebilen beri gelsin ve beni de aydınlatsın. İçim paralandı bu sahnede, gerçek.

Verilmesi gereken tepki aslında bu. (jdkhsakjdksa) Hugh Jackman’ın X-Men: First Class’ten tek sahnesi. Adam haklı olunca X reyiz ve Magneto kardeş de dağılıyor. Belki başka insanlar üzerinde de etkili olabilir? Denemek lazım. XMen

**

***

**

SLP1

Kaç gündür karşıma çıkıp duran Silver Linings Playbook’u da izledim. Oscar adaylığı açıklandıktan sonra rağbet epeyce bir arttı galiba. Güzeldi ya. İki manyak insanın birbirlerini iyileştirme süreci gibi bişi. Çok üstüne gittiler bu çocuğun oğlum, yazık. Ama bu durum yapmadığı kazmalık kalmadığı ve şu kızcağızı çileden çıkardığı gerçeğini değiştirmiyor. Serde hafiften ikiyüzlülük olunca. Sık karşılan bir durum.

*

SLP2SLP3

*

SLP4Haklı olduğu noktalar yok değil. Haftasonu falan da dinlemez bu işler.

*

*

*

*

*

*

***

Hepsi bir yana da, yazdan beri izlediğim filmler arasında benim kalbimi en çok kıran sahne şu oldu:

Graveofthefireflies

Grave of the Fireflies diyorum başka da bişi demiyorum gençler. Abisi Setsuko’yu oyalamak için şaklabanlık yaparken minik yere çömelip ağlıyor. Niye bu kadar etkiledi beni bilmiyorum. Belki çok gerçekçi geldiği için? Çok masum? Çok çocuksu? Üzüldüm lan işte. Açıklaması olmak zorunda mı.

SetsukaGözlerim çıkana kadar ağladığım da doğrudur. Bütün Stüdyo Ghibli animelerini hatim etmeme az kaldı.  Ama hiçbirisi bunun kadar dokanmıyor.

*

*

*

*

*

***

Çocuklardan bahsemişken; geçen gün de Moonrise Kingdom’ı izledim. Film çok acayipti. İçinde çocuklar var evet ama buram buram dram. (sakjdsalk) Şu karedeki, bir grup izci gencin yaptığı ağaç ev. Yorumsuz.

MRK

Bu kızımız da baş rollerden biri. Ve derdi dağlardan büyük:

 MRK1

Acını paylaşıyorum evladım. 😀

***

Derdim neydi bilmiyorum ama 1996 yapımı Romeo & Juliet’i de izledim. Tınrım, replikler Şekspir amcanın replikleri. Filmin başından sonuna kadar kafiyeli kafiyeli konuşan, gereksiz dramatik tipler falan. Ama şu görüntüyü izlemeye değer. (skjdhsajkdsak)

Romeo

Durumu özetlersem:

PD

 Bu kare de Princess Diaries’den. 😀 O filmleri de küçüklüğümden beri çok severim. ‘Not your typical princess’ prensesimizi Anna Hathaway oynar ve şahsımın en sevdiği oyunculardan biri haline gelir. 😛 Chris Pine gibi bir ayrıntı daha var ki~

***

Son iki gündür de Transformers izliyorum işte. Şu replikle kalbimden vurdu beni bu kardeşimiz. (askjdjsadjsakd) Onun bir suçu yok!!!!!!! Sadece:

TF

“Who hasn’t? WHO HASN’T” (sajdshajdhaskjdas) Sonuna kadar haklı, arkandayız kardşim. (skjdsakdhasjk)

***

Evet bu yazının sonuna geldik. Ama son bir darbe vurmazsam ve bu da Kore’yle ilgili olmazsa olmaz. (neo animyeooooon andwwwwwweeeeeeğğğ)

Yuri

Fashion King cidden … bir diziydi.  (boşluğu olumsuz bir sıfatla doldurun, hayal gücünüze bırakıyorum) Yuri için bile katlanamadım, sadece Yuri’nin kısımlarını izledim. O derece! Ama şu replik kdrama tarihine altın harflerle işlenmeli. Siz işlemezseniz ben işlerim. (sdkjaskdsak)

***

Gözlerim yuvalarından oynadı, başım beynim patlıyor saramdeul. Ben bitkisel hayata geçiyorum. (ot) Afiyetleeer.

Advertisements