MOGEF Güney Kore’yi Ele Mi Geçirdi? Hayır, Sadece Kuru Gürültü

Gençler başta çok sinirlenmiştim ama şimdi cidden gülüyorum. İnsanlar ne kadar alık olabilir? Hakaret etmeden nasıl ifade ederim bilmiyorum ama bi’ yazmayı deneyeyim dedim. 😀

Bugün birkaç güzide medya kuruluşumuzun internet sitesinde Güney Kore’de mini etek ve dekoltenin yasaklanacağına dair bir yasanın geçtiğini yazılmış. Daha doğrusu 50 dolar gibi bir ücretle cezalandırılacağı söyleniyor ama bizim müthiş bir kavrama yetisine sahip medyamız ve gençlerimiz bunu yasak olarak algılamış ya da öyle yansıtıyor. Haberin kaynağı da yabancı basın. Gelin olayı bir irdeleyelim.

***

11 Mart Kabine toplantısında Güney Kore başbakanı Park Geun Hye halka açık alanlarda  insanlara rahatsızlık verecek derecede (ki bu rahatsızlık ‘ay etek çok kısa’ değil bildiğiniz sapıklık seviyesinde) vücudunu teşhir eden insanlara 50.000 won ceza kesileceğini söylüyor. Daha doğrusu bu yönde bir düzenleme yapılacağını. Bunun üzerine Lee Hyori ve bazı ünlüler twitter üzerinden biz ayvayı yedik şeklinde açıklamalar yaptılar. Ama işin garip yanı bu yasa zaten yürürlükteymiş. Park Geun Hye yasanın şartlarını daha esnek hale getirmeyi amaçlıyormuş. Eski yasaya göre, önce mahkemeye çıkıp duruşmaya girmeleri gerekirken yeni yasayla cezalarını ödeyip kurtulabileceklermiş. Ayrıca yasa sadece halka açık alanlarda çıplak gezmeye kalkan ya da cinsel bölgelerini teşhir eden insanları cezalandıracak şekilde düzenlenmiş.

Ama Güney Koreli insanlar dahi ‘excessive exposure’ – aşırı oranda teşhir mi denir bilemiyorum – tamlamasındaki ‘excessive/aşırı’ kriterini algılayamamış en başta. Korea Times, hazırladığı haberde birçok kadının sosyal medya üzerinden tepki gösterdiğini söylemiş. Hatta bazıları başbakanın mayolu fotoğraflarını paylaşıp bu aşırıya kaçmayacak mı o zaman şeklinde sorular sormuş. Bu da olayın ne kadar çarpıtıldığını gösteriyor.

Netizenler daha yasanın varlığından bile haberi olmayıp böyle bir konuda yorum yaptığı için Lee Hyori’yi salak yerine koymuşlar. (Burada çuvaldızı elinize alınız sevgili – hiçbir halt bilemeyen ve araştırma gereği duymayan – Güney Kore fanları.)

Güney Kore’de var olan yasaları bilmek zorunda mısınız? Hayır tabii ki. Ama biraz mantıklı davranıp deyin ki ‘insanların ne giyeceğine karışmak size mi düştü?’ Ah, pardon. Dünya üzerindeki en ikiyüzlü halka sahip ülkemizde kadınların ne yapıp yapamayacağını söylemek herkesin 1 numaralı göreviydi değil mi? Afedersiniz.

Kanıma dokunan kısım; bu yasa sadece kadınları kapsamıyor. Bu yasa bütün ‘insanları’ kapsıyor. En son baktığımda insan denen mahlukatın iki çeşidi vardı: kadın ve erkek. Ama gördüğüm kadarıyla herkes kız grupların eteklerine, şortlarına bilmem nelerine laf etmiş. İyi niyetli olduklarını bilsem; kadınların teşhir edilerek üzerlerinden para kazanılmasını istemiyorlar diye düşünebilsem keşke. Ama iş öyle değil. Özellikle yine ‘kadınlar’ başka kadınları giydikleri kıyafetler yüzünden aşağılamayı tercih ediyor. “Açık ya da kapalı, kadın ne giymek istediğine kendi karar verir” demek yerine başkalarının yasak koymasını destekliyor ve bu yasakları savunuyor. Bu nasıl bir zihniyet anlamıyorum. Neden kadın başkaları tarafından kısıtlanması gereken bir varlık ama erkeğin burada hiç sözü geçmiyor?

Hiç tacize maruz kaldınız mı bilmiyorum. Ben kaldım. Hem de akşam saat 6 gibi gayet normal, etrafta bir sürü insanın bulunduğu bir saatte. Kendi yaşadığım apartmanın içinde. Nereden geldiğini bile anlamadığımız sapığın teki kuzenim ve beni takip edip peşimizden apartmana girmiş. Malum bölgesini açıp bize gösteriyor. Neyse ki biz merdivenlerden çıkarken asansörün önünde de başka insanlar vardı ve daha yukarı gelmeye cesaret edemedi. Biz bağırınca da kaçtı gitti. Asansör bekleyen komşularımız arasında koskoca amcalar da vardı ve bize söyledikleri tek şey ‘eve gidin’ oldu. Gidip arkasından bile bakmadılar kaçan adamın. Biz şikayetçi olduk falan filan ama sonuç yok. Bu yasayı duyduğumda aklıma gelen ilk şey buydu. İnsanların çıplaklığı kullanarak nasıl başka insanlara zarar verebileceği. Yanımda 17 yaşındaki kuzenim var; ben de o zamanlar 21-22 yaşındayım. O olayın üstüne günlerce evden çıkmadım ben. Memlekete geldiğimde tek başıma evden çıkmaya ve geri gelmeye korktum uzunca bir süre. Hala kendi evime girerken geriliyorum ortada hiçbir şey olmasa da. Kimin beni ya da başka bir kadını bu şekilde baskı altına almaya hakkı var?! Sahnede kadınların giydiği ya da giymediği şeyler ne kadar önemli sizin için? Ben gayet normal bir kot pantolon üstümde beni 2 beden büyük gösteren bir paltoyla böyle bir olaya maruz kaldım; GİYDİĞİM KIYAFET NE KADAR ÖNEMLİ BU OLAYDA? Çıplaklığı yasaklayan yasa dediğinizde aklınıza sadece iki bez parçası geliyor, bravo.

Benim kendime yediremediğim nokta şu: bebekler, küçücük çocuklar (kız-erkek), engelli çocuklar (yine kız ve erkek), genç kadınlar, yaşını başını almış teyzeler hatta nineler tecavüze uğruyor bu ülkede. Sonunda da genellikle tecavüze uğrayan insanlar ya ölüyor ya da aleyhlerinde kararlar alınıyor. Küçücük çocuklara tecavüz, karşı koymadıkları(!) ya da psikolojik zarar görmedikleri ileri sürülerek mazur gösterilmeye çalışılıyor. Genç kadınlara tecavüz, geç saatte dışarı çıkmakla, rızası olmasaydı şöyle böyle olmazdılarla geçiştiriliyor. Koca şehir birkaç kız çocuğu toplu olarak istismar ediyor ama kimse sesini çıkarmıyor. Sonra allahın Güney Kore’sinde eskiden beri var olup düzenlenen salak bir yasa; içeriği bile bilinmeden bizim çok sevgili gençlerimiz tarafından büyük bir coşkuyla destekleniyor. Ortada çok daha ciddi konular varken KADINLARIN NE GİYDİĞİ YA DA GİYMEDİĞİ BU KADAR ÖNEMLİ Mİ? Açığı kapalısı, yaşlısı genci hepsi bu şiddete maruz kalırken ne giydikleri gerçekten önemli mi? Yasalar; kadınları, çocukları, masumları korumakta yetersiz. Var olanlar da birileri tarafından çok güzel çarpıtılıyor. Güney Kore’de 2 zihinsel engelli kız kardeşi istismar eden yaratıklara verilen cezadan haberiniz var mı mesela? Ya da hadi size yakın bir konu, birçok idol adayını hem maddi olarak sömürüp hem de bu çocuklara cinsel tacizde bulunan şirket CEO’suna sadece 5-6 yıl hapis verip geçiştirildiğinden haberiniz var mı? Umarım vardır, umarım.

İnsaf gençler, insaf. Bu konulara duyarlı olabilmemiz için illa ki hepimizin başına gelmek zorunda mı? Eleştiri yaparken eleştirinin gittiği yöne hiç dikkat ediyor musunuz? Kadın denen insan türü erkek denen insan türü yüzünden sokağa çıkamayacak duruma gelene kadar devam mı edecek bu? Hepiniz oppalarınızı bilmem nelerinizi görmek için Güney Kore’ye gitme hayali kuruyorsunuz. Ya da buraya gelip konser vermelerini istiyorsunuz. Sokağa bile çıkamayacak duruma geldiğinizi hayal edin; hiç kimse tarafından korunmadığınızı ve yasaların bile size kurtaramayacağını hayal edin. O zaman rahat rahat o konsere gidebilecek misiniz? O zaman da evet şu yasaklansın bu yasaklansın diyebilecekseniz sizi çoktan kaybetmişiz.

***

Bu haber nasıl yayıldı? Şöyle kısa bir google turu yaptım. 12 saat kadar önce birçok yabancı haber sitesi bu haberi paylaşmış. CNN olayı hafiften çarpıtsa da işi diğer siteler kadar magazin boyutuna getirmemiş. Sadece malum yasa olay çıkarttı gibilerinden bir başlık atmış. Haberin sonunda da yasanın içeriğinden bahseden emniyet yetkilisinin açıklamalarına yer vermiş. Gel gelelim bizim güzide kanalımız NTV‘nin verdiği haberde bu bölüme yer vermeye gerek duyulmamış. Emniyet görevlisinin açıklaması bir cümleyle verilmiş ve yasanın içeriğini açıklayan bölüm kırpılmış.

“CNN’e açıklama yapan Ulusal Polis Dairesi’nden müfettiş Ko Jun-ho ise “Bu yasa kamuda çıplaklık ve uygunsuzluğa karşı geliyor… İnsanların ne giydiğini düzenleyen bir yasa olduğu hakkındaki haberlerin tümü yanlış.”” NTV

Verilen tek açıklama bu. Haber bariz CNN’den alınmış. 3-4 cümle daha çevirip olayı açma gereği duymamışlar demek. Zaten olayı Girls’ Generation sahnede mini etek giyemeyebilir diye yansıtmışlar ki haber kendi içinde çelişmiş hepten. CNN ise diyor ki SNSD şortlarından vazgeçmek zorunda mı kalacak? Bizimkiler gibi mini eteklere veda ediyorlar tarzı bir açıklama değil. Ki en sonda  emniyet görevlisinin açıklaması var; ne engel olacak olacak pardon? Ayrıca, SNSD son iki comeback döneminde neredeyse hiç etek giymedi; hadi onu bilmeseniz de olur. Zaten SİZE NE? Kpop’ta kimin ne giydiğine ya da giymediğine hiç girmiyorum. Hele erkeklerinkine hiç. İkiyüzlüler.

Niye SNSD’ye değiniyorum? Çünkü kimilerine çamur atmak için yine gün doğdu. Çünkü yine bir halt bilmiyorlar ve saçmalamayı tercih ediyorlar. Güney Kore’de MOGEF diye bir kurum var; şarkının için sarhoşum bilmem neyim denmesini bile yasaklıyor. SNSD’nin şimdiye kadar MOGEF’ten yediği tek bir ceza yok. Gerisini siz düşünün.

Güney Kore’yi Kuzey Kore’ye ya da başka ülkelere karşı korumaya kalkan yurdum ergeni bu kadar canı gönülden desteklediği bir ülkenin böyle yanlış tanıtılmasına sessiz kaldığı gibi bir de destek oluyor. Hadi bu bana göre yanlış diyelim; canı gönülden desteklediği ülke hakkında bir halt bilmiyor. Bu daha acı.

Korea Times’da haberee yapılan bir yorum gördüm. Şöyle diyordu: Merak etmeyin hanımlar; polis yasaların gereğini nadiren yerine getirir. Manzara tanıdık geldi; manzara çok çok çok tanıdık geldi dedim.

Saygılar.

Advertisements