Sırt Çantası; not allowed

Jovencitos, nağber? :3

Biraz konu biriksin diye bekledim bu sefer. Ama şimdi de çok şey birikti hangi birini anlatsam bilemedim. :’D

İlk olarak 3 numaralı arkadaşım Martha’nın eve geldiğini bildirmekten mutluluk duyuyorum. Dünya tatlısı bir insan daha. (Hayır, bunu beni Granada’ya götürme sözü verdiği için söylemiyorumksjdhsakjhdkj) Martha evde İngilizce bilmeyen tek insan o sebeple de İspanyolca konuşmaktan başka şansımız yok. 10 dakika konuşuyoruz; sonra benim beynimde depremler, heyelanlar, tsunamileraskkdhask Neyse, iyiye gidecek işalla. :3 Martha çok fazla seyahat ediyormuş gençler, hem de çok ucuzajdashjhdjajs Aman yarebbim, hayallerimin kadınıasjdjhsakj İstersem benim de ona katılabileceğimi söyledi. (bknz: cennete düşmek) Önümüz kış ama bakalım. :3

***

Haftaya Pazartesi Madrid’e gidiyorum. (durun mutluluktan ölcem bi snsajdhskjahdjksa) Comenius Asistanları için düzenlenen bir toplantı var. Günübirlik gidip dönmem gerekecek ama olsun. :3 Universidad Politecnica de Madrid’de düzenlenecek toplantı. :3 Şansım bu Politecnic’lerden açıldı gidiyo ama hayırlısı. :’D Gezmeye fırsatım olmayacak ne acı ki. -.- Buradan arabayla Valencia’ya, oradan da trenle Madrid’e gidiyoruz. Estela da benimle geleceği için, daha doğrusu beni o götüreceği için birlikte takılmak durumundayız. :3 Yapacak bişi yok; olduğu kadar, olmadığı kaderjhsdhashjkashjsa (Engin allah belanısadkjasjk)

***

Bugün Official School of Languages’de İspanyolca kursuna başlıyorum. Sadece 82 öyroya bütün sene! (şimdi reklamlarjkashdkjas) Seviye belirleme sınavına girmeme gerek kalmadığı için nasıl mutluyum bilemezsiniz. (27 öyro fazladan bayılmam gerekecekti çünkü) A1’den başlıyoruz, öğretmenler de seviyemizi sınıfta görüp ona göre sınıfımızı değiştirecekler. Cool. :O 2 hafta sonra da UJI’de (Universitat Jaume I) kursa başlıyorum, yine İspanyolca. Orada B1’dan başlayacağım işalla. Bugün çok mutluyum bu kurs konusunda zira bir tanesini bedavaya getirebileceğimi öğrendim. :3333 Ulusal Ajans’la hibe sözleşmesi imzalarken hazırlık kursları için ekstra ücret talep ediyorsunuz. Ben bunu İspanya’ya gelmeden önce yapmam gerektiğini düşünerek hibe talep etmemiştim. Bu yüzden de geçtiğimiz haftayı kafamı gözümü taşlara vurarak geçirdim. Belki bişiler yapılabilir diye mail atayım dedim. Meğer Ulusal Ajans yapacağını yapmış. (sjdkhksajd) Olayı çok yanlış anladığımı tahmin ettiklerinden sözleşmeme kurs için ekstra hibe talebini eklemişler. (sajkdaskdjas) Bugün mutluluktan uçarak gezdim o sebeplen. :’D Yine dört ayak üstüne düştün, Ezgigız. Hadi yine iyisin. :’D

***

İspanyolca’yla olan savaşım hala devam ediyor. İspanyolca konuşursam beni öldüreceklermiş gibi davranıyorum ama en olmadık zamanlarda birden konuşmaya başlayabiliyorum. Geçenlerde okulda Estela ve Raquel’le konuşurken birden İspanyolca daldım olaya ve kendim dahil herkesi şaşırtarak her şeyi İspanyolca anlattım ve bunu gayet de akıcı bir şekilde yaptım. Estela ve Raquel’in tepkileri paha biçilemezdi. (askjdaskjda) Geldiğinden beri 3 yaşındaki çocuklar gibi davranıyosun, sonra birden böyle konuşmaya başlıyosun diye söylendiler. (askjdhaskjhdkjsa) Tabii bu olayın üstüne İspanyolca konuşmam konusunda baskıları artmaya başladı ama zorlayınca olmuyor kardeşlerim. Kendiliğinden gelişmeli. :’D

***

Bu hafta Secondary School’dan bir sınıfın dersine girdim. Derste Fiestas de la Magdalena için Gaiatas hazırlıyordu çocuklar. Bu derse sadece eşlik edip öğrencileri izleyeceğim. Fiestas de la Magdalena Castellon’da kutlanan bir bayram. Henüz ayrıntılı araştırmadım ama geleneksel bir sürü zımbırtı, kesintisiz eğlence falan söz konusu. 😀

08B-MAGDALENA

Magdalena haftası Mart’ta yani ben buradayken gerçekleşecek festival/bayram/her ne haltsa. Fotoğrafta görmüş olduğunuz ışıklı zımbırtıya Gaiata deniyor. Öğrenciler de bunun daha ufaklarını yapmakla sorumlu. Projeleriyle yarışmaya katılacaklar. Projeleri festival sırasında sergilenecek ve dereceye girenlere ödüller verilecek. Şehrin merkezi yerleri Gaiata’larla dolu oluyormuş. Herkes hevesle bekliyor o dönemi. Ben bile bilmediğim halde heyecan yaptım yani, gerisini siz düşünün. 😀 Bir Fallas varmış. Valencia’da kutlanıyormuş, o da çok ilginç bir bayram/festival/her ne haltsa. İnsanlar kağıtlardan maketler vs yapıyor ve sergiliyor. Bu bayramın geçmişi de çok ilginç. Eskiden insanlar Fallas’da ülke yönetimine şikayetlerini kağıtlara yazar ve sokaklarda sergilermiş ve Fallas’ın sonunda hepsini ateşe verip geçmişi yakarmış. Maksat yönetimi eleştirmek, sesini duyurmak ve söz sahibi olmakmış. Daha sonra da bunları yakıp küllerinden doğuyorlar ve yepyeni bir hayata başlıyorlar falan. Bu anlattıklarım hep öğretmenlerin ya da kızların bana söyledikleri. Kendim oturup adam akıllı araştırmadım henüz ama bu bayramların öncesinde yapmayı planlıyorum. :33 Böyle ilginç ve eğlenceli gelenekleri var işte adamların.

***

Hayatıma eklenen iki müthiş karakterden bahsetmezsem olmaz. :’D Manuel ve Luis! Manuel apartmanımızın güvenlik görevlisi. Ne iş yaptığını hala çözemedim ama girişte bir masası var. Orada takılıyor, ufak bir radyosu var sürekli onun antenini kurcalıyor. Bazen ıslık çalarak apartmana canlı müzik dinletiyor falan. 😀 Allah da bir çene vermiş ki sormayın gitsin. Zaten telaffuzunu anlamakta güçlük çekiyorum bir kayışı koparmış gibi konuşunca Ezgigızın beyni su kaynatmaya başlıyor. :’D Ama çok şeker bir amca, sevmiş beni savolsun. :3 Luis ise okulun güvenlik görevlisi. Anahtarların Bekçisisadksakjdkasjdklas Bugün beni 4. kez durdurarak nereye gittiğimi sordu; öğrenci miymişim yoksa birini ziyarete mi gelmişim. (kjskahdasjhdkjas) Ben de tekrar mı tanışalım Luis dedim. 5. falan oldu galiba. 😀 Yine adımı bir kağıda yazdırdı, yine telaffuz etmeye çalıştı ama beceremedi. (skjdhsajdhkjas) Estela’nın dediğine göre çok şakacı bir amcaymış, hatta neredeyse dede. 😀 Ama benim onu anlamadığımı düşündüğünden o yüzünü göstermedi henüz. Merakla bekliyoruz. 😀 Rosario ve Martha da danışmada görevli teyzelerimiz. 😀 Martha az buçuk İngilizce konuşabiliyormuş, insanlar bunu öğrenince şok geçirdi. Go Martha! :OOO

İlk gün tanıştığım Isabel’in dersine katılacağım ilk olarak. Yazık İngilizce konuşurken o kadar heyecan yapıyor ki kadın tere boğuluyor yahu. (skjdhajskhdkjas) Ama halinden anlıyorum zira benim de ondan pek farkım yok. :’D Cuma günü başlıyoruz, bakalım nasıl geçecek. :3

***

Gün geçmiyor ki bişiler yüzünden dumur olmayayım. Dün bankaların öğleden sonra kapalı olduğunu öğrendim. Hatta sadece belli saat aralıklarında ödeme yapabiliyormuşsun, ona da çok şaşırdım. Kimlik kartı vergisini ve kurs ücretini bankaya ödemem lazımdı, bu acı gerçekleri de olayların ardından öğrendim. Ama bundan gayrı benim sadık bankam Santander’dir. 2.30’da gittim, 5 dakika bile beklemeden işimi hallettim. :’D Daha önce Bankia’ya gidip yarım saat beklemiş ve bu işlemleri mevzu bahis şubemizden yapamıyoruz gibi bir cevapla ayrılmıştım. Zalımlar.

Pazar günleri her yer ve her şey kapalı. Ekmek, su istesen bile alamazsın. Sadece kafeler falan açık, onların da bazıları. İnanılır gibi değil yahu. Hala inanamıyomasdkjashdsj Marketlerde poşetler ücretli, alkol kelimenin tam anlamıyla sudan ucuz. Zara, Bershka ve Stradivarius acı verici derecede ucuz. İflas edersem sebebi belli arkadaşlar.

Dün markete girerken yine bir kaos ortamı yarattım. Markete sırt çantasıyla girilmesi yasakmış. Ama bizim turist Ömer bunu nereden bilsin? Kasada 2 tane görevli vardı. Biri benim yabancı olduğumu biliyor, ötekinin haberi yok. Ben girerken birden bir kargaşa ortamı oldu. Biri giremez diyor, öteki dert anlatmaya çalışıyor. Bütün müşteriler bizi dinliyor. Ben Valenciana dilinde konuştuklarını düşünüp neden bir halt anlamadığım konusuna kendi içimde açıklık kazandırmaya çalışıyorum falanasjudhasjkdks Sonra beni tanıyan görevli, bişi yok geç sen dedi. Gittim ekmeğimle meyve suyumu aldım çıktım. Alt tarafı buydu yani, niye kasıyosanız insanı. (>.>)

***

Bu hafta sonu Estela ve kızıyla Benicassim‘e gittik. Bu bölgenin en harika plajlarına sahip olan bu beldemizdeaskjdhjkas hava berbat olduğu için havamızı alıp geri döndük. :3 Via Verde del Mar diye bir yer varmış. Çok eskiden bir tren yolu geçiyormuş oradan. Daha sonradan bu yeri yürüyüş ve bisiklet yoluna dönüştürmüşler. Çok hoştu cidden ama Elena sağolsun yoruldum diye mızmızlanarak bizi yarı yoldan geri çevirdi. 😀 Fotoğraflara pek yakında flickr’dan ulaşabilirsiniz. :3

***

Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Kursa gitmeden önce biraz kafamı dinleyeyim. Gelişmelerle tekrar karşınızda olacağız.

Esen kalın. :333

Advertisements