Let’s Go! Mr Mr is out!

Vay başıma gelenler.

Lan bu nasıl bir salaklık? iTunes’sun lan sen, nasıl bir albümü yanlışlıkla yayınlarsın? Bu nasıl bir gerizekalılık?  Sinirimden kendi kafamı gözümü dağıtırdım herhalde sakin bir ortamda olsam.

İki gün daha bıraksanız yürüyerek ülkeyi turlayacaktım. Ayaklarım öyle fena durumdaki 2 numara falan büyümüş şişlikten. Yürüyemiyorum resmen yürüyemiyorum. Uykusuzluktan beynim 9.9 şiddetinde sallanıyor en ufak hareketimde. Ama ben uyumak yerine ne yapmaya geldim? Tabii ki albümü yorumlamaya. Ruh halim çok ‘mendebursun sen öyle düşün’ ama idare ediverin onu da. Neyse başlayalım.

***

Öncelikle SM’i bütün tersliklere rağmen albümü vaktinde yayınladığı için tebrik ediyorum. Salaklar. Yanlışlıkla albüm yayınlayan gerzekler olarak tarihe geçtiler. Ama cidden MV’de bir sorun varmış demek ki. Ve de yeniden çekim yaptılar galiba. Videonun ne zaman yayınlanacağı da hala belirsiz, hof. Neyse ne işte. Bu kısımlar epey karışık, ben albüme yoğunlaşacağım şimdilik. :3

201402241643774509_530afabedf7ff_59_20140224170702

***

Yorumları okudukça gülsem mi ağlasam mı karar veremiyorum. Abi bu insanlar cidden şaka gibi. The Boys’dan beri çıkan her şey kötüymüş, berbatmış. E hani Hoot SNSD’nin en berbat şarkısıydı? Pardon Oh! SNSD’nin kariyerinin utanç noktasıydı. Bakın size SNSD kariyerini özetliyorum:

Into The New World: OPPAMA SARKIYOLLAA (Henüz onlardan nefret edenler dışında tanıyan pek bir kitle yok, fanları saymıyorum.)

Girls’ Generation: HALA OPPAMA SARKIYOLLAAA, KAHROLSUN YETENEKSİZ PLASTİK KARAKTERSİZLER!! (Tabii ki sansür var, burası bir aile bloguaskjdsakdhkas)

Kissing You: EŞEK KADAR KIZLAR ELLERİNE LOLİPOPLARLA OPPALARIMIZI SİZE YEDİRMEYİZ YAŞASIN *RAKİBİNİZ HER KİMSE*

GEE: Çok bubble gum, bu nasıl şarkı yea (Bu noktaya kadar oppa manyaklarının radarı dışına çıkamıyoruz. Gee’yle birlikte ilk kez müzik konusunda bir tepki alabiliyoruz)

Genie: O şortlar ne, bacaklarıyla müzik satmaya kalkıyollaaaa!!11!(Dikkatinizi çekerim çok büyük bir çoğunluğun “SNSD şarkılarını sevmem X hariç şarkısı” budur ama bacaklarıyla prim yaptıklarını vurgulamayı tercih eder malum güruhumuz)

Oh!: Şarkı iğrenç, concept berbat, gelmiş geçmiş en iğrenç şarkı bu. (He bize 3443443 daesang kazandıran şarkı bu bahsettikleri, ama hangisi en iğrenç bir karar versek? Kafam karışıyor :’I)

Run Devil Run: Şarkıya yapacak kötü yorum bulamıyoruz o yüzden kızların kariyerinin geri kalanında da bu şarkı yokmuş gibi davranacağız. En olmadı Kesha’dan çaldılar der savuştururuz.

Hoot: Bu ne biçim şarkı, grubun kariyerinin en berbat şarkısı. (Of ama bi’ karar versek artık puf:’I)

The Boys: Bu ne biçim şarkı, resmen felaket. SNSD gibi bir gruba böyle bir şarkı vererek ne yapmaya çalışıyolar. (Grubun “büyük” olduğunu sonunda kabulleniyoruz bu sefer ‘bu yakışmadı ama’larla kulp takmaya devam ediyoruz)

I Got A Boy: Buna şarkı diyende zevk diye bişi yok, kafa bibiplemekten başka işe yaramaz. (Bu arada kızların hep aynı tip müzik yaptığını iddia edip farklı bir concept denemesine giydirmekten de geri kalmazlar.)

Mr Mr: IGAB kadar kötü değil ama iyi de değil. Daha genel bir kitleye hitap ediyor tabii ama SNSD gibi bir gruba böyle bir şarkı vererek ne yapmaya çalışıyorlar. (Yine mi pilav?)

Açık olalım, herkesi memnun etmeleri mümkün değil ki herkese hitap etmek zorunda değiller. Herkes de beğenmek zorunda değil. Ama bu kızlar ne yaparsa yapsın beğenmeyen ve de beğenmeyecek olan insanlar bi’ kenara çekilsin artık. Aynı muhabbetin ısıtılıp ısıtılıp önümüze atılmasından bıktım ben de. Sevmediysen sevmedin, seven insanlara ‘sıfatlar’ yakıştırmak nedir? Zaten bok atmak için hazırda bekleyen kemik bir güruhumuz hep mevcuttur ama bu sefer katmanlandı. Gayet açık sebeplerden mütevellit. Sabrımın son noktasına kadar zorlayıp bu kısma girmeyeceğim. Bahsi geçen güruhun dışında kalan kardeşlerim, kardeşlerimizsajdkhsak :3 Sevmediyseniz de canınız sağolsun be. Sizden önemli mi?

1. Mr Mr

‘Bunun neresi R&B yeaa’ diyen arkadaş, Dispatch diye bir medya şeysi var ya hani, bildin mi? Çarşaf çarşaf yazdı, dedi ki: Mr Mr bir R&B şarkısı değil. R&B tınıları taşıyan bir dans şarkısı. Sen hangi akla hizmet R&B bekliyon hala? Bilmemek ayıp değil tabii de öğrenmemek bu noktada biraz zekasızlığa kaçmıyor mu sence de?

Beklediğim gibi değildi diyen insanları da anlamıyorum, arkadaşım sen ne bekliyodun o zaman buyur seni dinleyelim? Şarkıyı sen seç, sen bestele, sen düzenle falan? Hepiniz profesyonel müzik eleştirmeni kesilmiyonuz mu bayılıyom. Bak arkadaşım; benim sevmem şarkıyı güzel yapmaz, senin sevmemen de kötü. Şu basit gerçeği nasıl hala kavrayamadık arkadaşlar, nasıl?

‘SONElar niye çıldırıyo ki bokum gibi şarkı’ diye yorum yapıyorsun ya mesela. Belki sen bişilere çokzel falan diye çıldırırken de başkaları sana aynı yorumu yapıyor. Tabii o zaman da ‘bunu nasıl sevmezsiniz yeaaa’ moduna giriyorsundur muhtemelen. Haşa senin gibi muhteşem bir profesyonelin beğendiği şey başkaları tarafından nasıl beğenilmez, dimi?

Daha şarkıdan bahsedemedim bile. O derece dolmuşum 2 saatte. Ağzınız da torba değil ki büzemiyorum. Sevmediysen sevmedim de, şarkı kötü de bırak. ‘Başkaları nasıl beğenir yeaa, SONElar niye 1 seneden uzun süredir deli gibi bekledikleri grubun yeni çıkan ve de (derecelendirmesini aşağıda yapacağım) şarkı için çıldırıyor ki, salak mı bunlar?’ gibi, içinde zeka kırıntısı dahi bulunmayan sorular sorma. Ya da sor, bana ne. Ama içinden sor.

*

Şarkı. Şarkının girişindeki ritmler bana Teen Top’ın Supa Luv’unun girişini hatırlattı. O şarkı da en sevdiğim Teen Top şarkısıdır. (sduhsajdhsa) Ekstra puan. LET’S GO! Taeng’in ilk verdiği tüyo buydu comebackten. :3 Taeyeon ve Seohyun’un introsunu çok sevdim. :3 Sunny ve Yoona’nın kısımlarında şarkı zaten yavaş olan ritmi iyice düşüyor. Sonra Jessica’nın sesiyle çarpılıyoruz o ayrı. Nasıl ifade etsem bilemiyorum ama Jessica’nın sesini böyle tizlerdeki şarkılara aşırı yakıştırıyorum. Nakaratta şarkı IGAB’daki kadar kafamıza gözümüze çarpa çarpa olmasa da ama bariz tarz değiştiriyor. Daha doğrusu düzenlemesinde kullanılan sesler falan. Yeşilçam filmlerinde konu mankeni olan tiplerin saçma salak dans ettiği disko müzikleri olur ya, onları hatırlattı bana. 😀 O arka plandaki ses keman mı bilmiyorum ama şarkıda en sevmediğim şey onlar oldu.

Şarkı hakkında en sık yapılan eleştiri çok tek düze, hatta sıkıcı olduğu. The Boys’dan daha tek düze bir şarkı yapabileceklerine inanmıyorum arkadaşlar. Onu geçelim en baştan. Bence şarkının en büyük sıkıntısı, tempoyu düşürdükten sonra nakaratta patlaması ve ritmi daha güçlü bir sesin vermesi gerekirken o gıcık olduğum keman(?) sesinin vermesi.

İkinci kısıma geldiğimizde yine Jessica’yla vuruyollaaaa beni. Zaten nakaratta da Taeyeon ve Jessica bileşimiyle kafayı bulmuşum, ayıp. :3 Tiffany’in sesini bu şarkıya hiç mi hiç oturtamamışlar, bence Sunny gibi Tiffany’nin de temponun düştüğü kısımları söylemesi lazımmış. Canlı söylerken çok zorlanacak gibi ama bakalım. SM gelip Ezgi ne diyon burayı kime söyletelim deseydi, Jessica veya Seohyun’a verin gitsin derdim ama kendileri kaybettiler. (>.>) Sonraki kısımda Sunny, Sooyoung ve Yuri’nin seslerinin uyumuna bir tek ben aşık olmuş olamam dimi?

Şarkı böyle gayet güzel akarken Tiffany’de takılıyor gibi geldi bana hep. Sizi bilemeyeceğim. :3 Onun dışında kızların vokallerini çok ama çok beğendim. Özellikle Sunny, Sooyoung, Yoona ve Yuri’nin şarkının seslerini şarkıya öyle güzel yerleştirmişler ki hep o kısımları dinleyesim var, evir çevir. :3 Tiffany’nin sesi ise yapboza doğru yerleştirilemeyen parçalar gibi olmuş bu sefer.

Şarkıyı ne kadar sevip ne kadar sevmediğimden emin değilim. Ama bir şarkıda sürekli dinlemek istediğim kısımlar olduğu zaman takıyorum zaten. Girls’ Day’in Something’de bir kısma öyle takarak grubu dinlemeye falan başladım, o derece. 😀 Ki bu şarkıda öyle bölümler çok yoğun. :3

Fanlar ve diğer dinleyiciler arasında fark şu: biz kızların şarkılarını sevmekten öte onların seslerinin tınısını sevmeye başlıyoruz, ya da kendi adıma öyle en azından. Ve o sesleri böyle onlardan daha önce duymadığım tarzlarda duyduğumda, bir de bu kadar güzel yerleştirilmişse, aşkımdan ölecek oluyorum. Şarkının güzel olup olmadığından çok kızların o şarkıyı nasıl yorumladığına önem veriyorum kısacası. Mesela bu şarkıyı sırf Sunny-Sooyoung-Yuri’nin seslerinin uyumunun mükemmelliği yüzünden bile sevebilirim. Ama benim duyduğum şeyleri duymayan biri için gayet sıradan kalabilir o kısım. Aynı şarkıyı dinliyoruz, ama aynı şeyleri duymuyoruz bundan emin olabilirsiniz. 😉

Koreografi şarkı konusundaki algımı çok değiştiriyor benim. (söz konusu şarkı performansa dayalıysa tabii) O yüzden şarkının hangi kısımlarını vurgulayacak, ritmi bize nasıl taşıyacak onu görmeden de şarkıyı tam anlamıyla dinlemiş gibi hissedemiyorum. SNSD bir performans grubu sayın seyircilerim(flash news!!!’312), bütünü görmeden ne kadar yorum yapsam da eksik kalır. Hele ki geceleri meraktan uykumuzu kaçırma potansiyeline sahip bir dance break varken. :3

Biz hep ilk seferde çok seveceğimiz bişiler bekliyoruz, ama SM bizi şaşırtıp kafa karıştırmayı tercih ediyor. Kimileri bunu baştan savma diye yorumluyor, bizim gibiler de bununla ne yapıyoduk şimdi?? şeklinde apışıp kalıyor. SNSD’nin geçmişine baktığınız zaman da hiçbir zaman ilk seferde “herkes” tarafından sevilen bir şeyler ortaya koymadıklarını çok rahat görebilirsiniz. Aradan yıllar geçtikten sonra insanların toplandığı ortak noktalar var sadece. Keyif almaya bakmak lazım. Grup size hitap etmiyorsa sağ üst köşede bir çarpı işareti var bakın, ona tıklayıp sorunu kökten çözebiliyorsunuz. 😛

***

2. Goodbye

Tiifany, işte bana bunlarla gel. Daha şarkıya girdiği an içim eridi. :3 Seohyun’dan sonraki sesin Tiffany mi, Sooyoung mı yoksa Yuri’ye mi ait olduğunu hala çözemedim. Sonra da oturdum buna sevindim. (askjdhaskjdk) En Sooyoung olduğuna karar verdim ama düşünsenize bir ana vokalle karıştırabilecek kadar güzel seslendirmiş şarkıyı bu kızçe. Ölürüm nan. :3 İkinci kısımda Sunny, Hyoyeon ve Yoona’nın akıp gitmesi, beni benden alması. Şarkı genel olarak pes bir tonda seyrediyor. Tizleri de pek tabii ki Jessica the queen taçlandırmış Seohyun harmonisi eşliğinde. Şarkı zaten pamık şekeri gibi, yine dinleyip insanı durduk yere mutlu eden şarkılardan. :3 Vokallere aşık oldum arkadaşlar, çok net.

3. Europa

Herkesin bayıldığı ve benim de tam tersi ‘tuzu mu eksik olmuş bunun yeaa?’ şeklinde kaldığım şarkı. Şu an başımın ağrısından çıkaramıyorum ama kızların diğer şarkılarından birinin kıyısından köşesinden kopup devam etmiş bir şarkı gibi geldi bana. Kendime geldiğimde hatırlarım umarım yoksa yine takıntılı gibi dolaşacağım etrafta. Şu an yorumlamak için açıp dinledim ama bir daha açmam muhtemelen. Sıkıcı şarkı mı arıyordunuz? İşte o aradığınız bu şarkı.

4. Wait a Minute

Yine Tiffany’yle başlamışlar, yine Tiffany’den vurmuşlar bizi. Sonrasında şarkı Taeng, Yoona, Sunny ve Sooyoung şeklinde gidiyorsa, bu nasıl bir uyum diye oturup ağlarım. Bu şarkıyı bana böyle güneşli bir hava, masmavi bir gökyüzü, çayır çimen, kuşlar böcekler(böcek olarak sadece uğurböceği kabul ediyoruz), piknik sepeti, az ileri de kumsalkasjdkjsakdsa böyle şeyler çağrıştırdı işte bana. Çimenlere serildin bak, tepende ağacın gölgesi, hafif bir rüzgar esip yüzüne vuruyor; saçların yüzüne çarpıp yüzünü gıdıklıyor falan. Bacak bacağa atmışsın, sağ ayak aheste aheste tempo tutuyor havada. Öyle güzel şarkı. Öyle sevdim. Öyle gaza geldim pikniğe gidiyom. (ashdjashdjask)

5. Back Hug

Baladlardan yaka silktiğim bir dönemdeyiz gençler. Şarkı çok şeker, fazla şeker. Bunu pikniğin uyuyakaldığım kısmı olarak yorumlayabilirim.Yine o rahatlatıcı havası var. Kızların sesleri de ninni gibi maşallah. Of, 5 saat falan uyudum bugün, ölicim yorgunluktaaağn. Hyoyeon’un vokalleri der çıkarım.

6. Soul

Bu şarkıyı daha önce yorumladım zaten. (Find Your Soul’un Korece versiyonu olduğunu tekrar gündeme getirmeme gerek var mı?) Sonunda kaliteli bi’ versiyonunu dinlediğimiz için mutlu; ç ve ş sesleri üzerinde yapılan sömürünün %75 oranında azalmış olduğu için de huzurluyum.

***

Şimdi bu albümü günün menüsü gibi düşünelim. (bu sıra aklım fikrim yemek) Hafif başlangıçlar, bünyeyi rahatlatan salatalarımız var. Mideyi çok yormayacak, ağır olmayan ama birçok insana göre pek de çekici bir özelliği olmayan bir ana yemeğimiz var. Üstüne de dondurmayla hafifletilmiş dişe dokunan (ay babam askjdhaskj) bir tatlımız var. Tıka basa doymak isteyenlere tokluk hissi vermeyebilir. Ama benim gibi çorba-ekmek başka bişi yiyemeyen (tamam abartıyomsakjdask) insanların bünyesi için birebir. Aradığınız tat yok diye yemeğe pislik atmayın, günahtır allahsızlar. (kjsdshakjhdaskj)

*SNSD’nin kariyerin en dibinde Gossip Girls isimli kapı gıcırtısı remiksinin bulunduğunu hepinize hatırlatmayı da borç bilirim.

**Sözlerin çevirisine baktınız mı? Girişi YG papanıza armağan edebiliriz bence. (kadsjhkajhkjas)

“Let’s go! What are you worried about? What are you afraid of?
If you keep measuring things out, it’ll be too late” kjdjdshdsj

**Gözümde busunuz beklediğini bulamayan ‘bişiyciler’

Advertisements